Hizmetlerimiz

  • ISO 9001 KALİTE YÖNETİMİ SİSTEMİ
  • OHSAS 18001 İSG YÖNETİMİ
  • HACCP 22000 GIDA GÜVENLİĞİ
  • ISO 14001 ÇEVRE YÖNETİMİ SİSTEMİ
  • ISO 27001 BİLGİ GÜVENLİĞİ SİSTEMİ
  • ISO 10002 MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ SİSTEMİ
  • ISO 13485 MEDİKAL KALİTE SİSTEMİ
  • ISO 50001 ENERJİ YÖNETİM SİSTEMİ
  • ISO 16949 OTOMOTİV KALİTE SİSTEMİ
  • GMP
  • BRC
  • HİJYEN DENETİMİ
  • CE BELGESİ
  • HELAL BELGESİ
  • Gost-R Ukr-Sepro
  • EĞİTİM
  • TEDARİKÇİ YÖNETİMİ
  • KOSGEB DANIŞMANLIK
  • MSDS
  • YÖNETİM DANIŞMANLIĞI
  • DİĞER HİZMETLER

ISO 9001 KALİTE YÖNETİMİ SİSTEMİ

KALİTE YÖNETİMİ SİSTEMİ

ISO 9001:2008 Sektörden bağımsız olarak her tür kuruluşu kapsamı içine alan, üretim ve hizmette tutarlı bir çizgiye sahip olabilmek için gerekli yöntemlerin tanımlandığı bir yönetim modelidir. Firmanın organizasyonel yapısından müşterilerinin memnuniyet seviyesine, toplanan verilerin analiz edilmesinden süreçlerin etkin yönetimine, iç denetimlerden ürün tasarımına, satınalmadan satışa kadar pek çok noktada kalite yönetim sistem koşullarını belirler. 

ISO 9001:2008 belgesi ürün/hizmetin kendisine değil, onu üreten sistemin tamamına yöneliktir. Bir benzetiş ile ISO 9001 denetimi, yemeğin lezzetli olmasının değil, mutfağın lezzetli ve temiz yemek yapmak için uygun olmasının denetlenmesi demektir. 

ISO 9001:2008 Uygulamanın Faydaları

  • ISO 9001:2008 İle rekabet şansını artırmak,

  • Firmanın yönetim standardını oluşturarak kurumsallaşmak,

  • Verimliliği ve karlılığı artırmak,

  • Müşteri odaklı yaklaşımı benimsemek,

  • ISO 9001:2008 ile müşterilerin beklentilerini daha iyi anlamak ve onlarla aynı dili konuşmak,

  • ISO 9001:2008 ile ürün/hizmet sunumunda müşteri beklentilerini karşılayan tutarlı bir yapı sergilemek,

  • Müşteriye sunduğu hizmet kalitesiyle pazar payını genişletmek,

  • Sürekli gelişen ve iyileşen bir kurum olmak,

  • Kuruluş içinde yapılan işleri kişilerden bağımsızlaştırmak,

  • Sistem yaklaşımı getirmek,

  • İş süreçlerini etkinleştirmek,

  • ISO 9001:2008 İle girdi, üretim ve son kontrollerin etkin olarak yapılabilmesi

  • ISO 9001:2008 İle İşlerin ilk seferde doğru yapılmasını kolaylaştırmak,

  • Hatalardan ve kalitesiz işten kaynaklanan maliyetleri ve azaltmak,

  • Hata kaynaklarına ulaşabilmek için gereken hafızayı sağlamak,

  • Hataların gelişme fırsatı olarak algılanmasına yardımcı olmak,

  • Kurum içi kalıcı bilgi oluşturmak,

  • Verilere dayalı gerçekçi karar verme yeteneğini artırmak,

  • Firma içi iletişimi geliştirmek,

  • Yönetimde liderliği öne çıkarmak,

  • ISO 9001:2008 ile çalışanları katılıma teşvik etmek

  • ISO 9001:2008 İle İşletmenin uluslararası geçerliliğe sahip bir kalite belgesi edinmesinin getirdiği ticari avantajlardan yararlanabilme (ihracat için kalitenin belge ile ispatlanabilmesi)

 

Firmanızın amansız rekabet fırtınasında ayakta kalabilmesi, ilerleyebilmesi, uluslararası arenada söz sahibi olabilmesi için, ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi zorunluluk halini almıştır. Bugün için İngilizce nasıl ki uluslararası ticaret lisanı haline gelmişse, ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi de her alanda ortak bir yönetim modeli olmuştur.

ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi; konusunda uzman yaklaşık 100.000 kişinin katkıları ile hayata geçirilmiştir. Bu sisteme sahip olmakla yüz bin kalite adamının tecrübelerini işletmenize aktarmış olacaksınız.

ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi, yasal şartlar ve müşteri ihtiyaçlarını temel alarak, sürekli iyileştirme döngüsü ile sürekli müşteri tatminine odaklanmıştır.

Kurumsallaşmak işletmelerin devamının teminatıdır. 

İşletmelerin devamlılığını sağlamanın en kolay ve güvenilir yolu ISO 9001:2008 kalite yönetim sistemidir. Kurumsallaşmak, acımasız rekabet ortamında yöneticilerin asli işlerine zaman ayırmalarını sağlayacak yegane çözümdür. Yöneticinin asli işi, firma stratejilerini, hızla değişen ekonomik ve politik dengelere uygun olarak düzenlemek ve insan, finans, sermaye kaynaklarının en verimli şekilde kullanılmasını sağlamak olmalıdır. 

OHSAS 18001 İSG YÖNETİMİ

 

OHSAS 18001 standardı, işyerinde çalışanların sağlığını ve güvenliğini etkileyebilecek uygulamaların sistematik olarak kontrol altında tutulmasını öngören bir yönetim modelidir. 

İngiliz Standartlar Enstitüsü tarafından, kuruluşların iş güvenliği konusunda üçüncü taraf belgelendirme taleplerine cevap olarak yayınlanmıştır.

Genel anlamda iş güvenliği kavramı çalışanların, işletmenin ve üretimin her türlü tehlike ve zarardan korunmasını içermektedir. İnsan hayatının öncelik taşıması nedeniyle, işletme ve üretim güvenliği konularının ikinci planda kaldığı ve uluslar arası alanda iş güvenliği kavramıyla genel olarak çalışanların güvenliğinin ifade edildiği görülmektedir.

OHSAS 18001 SİSTEMİ UYGULAMANIN FAYDALARI

  • OHSAS 18001 ile Çalışanların motivasyonunu ve verimliliğini artar. 

  • İş kazalarının neden olduğu maddi kayıplar azalır 

  • OHSAS 18001 ile Firmanın sosyal sorumlulukların yerine getirilmesi nedeni ile toplumda saygın bir yere sahip olmasını sağlar, çalışanların sağlığına ve güvenlerine önem veren bir firma konumuna getirir 

  • Yasal koşullara uyum sağlanır 

  • Gelişen piyasa içerisinde rekabet gücü artar 

  • Acil durumlara karşı hazırlıklı olunmasını ve en az zararla atlatılmasını sağlar 

  • OHSAS 18001 ile Personelin bilinçlenmesi, iş kazalarının azalması ve doğru müdahaleyi sağlar 

  • ISO 9001:2008 Kalite Yönetim Sistemi ve  ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemi ile uyumlu olmasından dolayı kolay entegre edilir 

  • OHSAS 18001 ile Sistematik bir yaklaşımla, kuruluşun İş Sağlığı ve İş Güvenliği ile ilgili risklerini kontrol altına alır. 

  • OHSAS 18001 ile Sürekli gelişme prensibi ile kuruluşları İş Sağlığı ve İş Güvenliği konularında gelişmeye yönlendirir. 

  • OHSAS 18001 ile Jenerik bir standarttır, her boyuttaki, her sektördeki kuruluşun ihtiyaçlarına cevap verebilir. 

  • ISO 9000 veya ISO 14001e entegre bir sistem kurulabilmesi avantajı ile doküman, çaba, sistem tasarrufu sağlar. 

  • OHSAS 18001 ile Geçerli kanun ve yönetmeliklere uyumu güvence altına alır. 

  • Çalışanlarla ilgili iş kazaları, meslek hastalıkları ve iş gücü kaybı azalır. 

  • OHSAS 18001 ile Kaza maliyetlerini düşürür. 

  • Çalışanlarda motivasyonu arttırır. 

  • Davalara sebep olabilecek kaza riskini azaltır. 

  • Güçlendirilmiş firma imajı kazandırır. 

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ

27 Kasım 2010 Tarihli ve 27768 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İş Sağlığı Ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre iş sağlığı hizmetleri verilmektedir. Bu Yönetmeliğe göre, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında yer alan ve devamlı olarak en az elli işçi çalıştırılan işyerlerine İşyeri Hekimi Görevlendirme ve Diğer Salık Personeli görevlendirmeleri yapılmakta, ayrıca kuruluşumuz işyerlerinin çalışan sayısına bakmaksızın tüm işyerlerine Çalışma Ortamı Sağlık Gözetimi, İşyeri Hijyen Eğitimleri, Ergonomi Eğitimleri hizmetlerini de vermektedir.

İŞ YERİ HEKİMİ GÖREVLENDİRME

İşyeri hekimi: İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görevlendirilmek üzere Bakanlıkça belgelendirilmiş hekimdir.

İşyeri sağlık ve güvenlik birimi (İSGB): İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere işyerinde kurulan, gerekli donanım ve personele sahip olan birimdir. İSGB; en az bir işyeri hekimi ile gereğinde diğer sağlık personeli ve sanayiden sayılan işlerin yapıldığı işyerlerinde bunlara ilave olarak tehlike sınıfına uygun en az bir iş güvenliği uzmanından oluşur.

Ortak sağlık ve güvenlik birimi (OSGB): İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere, gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketlerce kurulan ve işletilen müesseselerdir.

Tehlike sınıfı: İş sağlığı ve güvenliği açısından, yapılan işin özelliği, işin her safhasında kullanılan veya ortaya çıkan maddeler, iş ekipmanı, üretim yöntem ve şekilleri ile çalışma ortam ve şartlarıyla ilgili diğer hususlar dikkate alınarak az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olarak belirlenen ve işyerinin yer aldığı tehlike sınıfıdır.


İşyeri Hekimi iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini işyerinin tehlike sınıfı, sektörü ve işçi sayısına göre belirlenen sürelerden az olmamak kaydı ile yürütür. Bu hizmet OSGB ile sözleşme yapılarak OSGB ile sözleşmeli bir işyeri hekiminden de alınabilir. 
İşyeri hekimleri, iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri kapsamında aşağıdaki görevleri yapmakla yükümlüdür.

  • Rehberlik ve danışmanlık 

  • Sağlık gözetimi 

  • Eğitim ve bilgilendirme 

  • İlgili birimlerle işbirliği

İşyeri hekimlerinin yetkileri aşağıda belirtilmiştir.

İşyeri bina ve eklentilerinde, çalışma metot ve şekillerinde veya iş ekipmanında işçiler açısından yakın ve hayati tehlike oluşturan bir husus tespit ettiğinde işverene bildirmek, gerekli tedbirler işveren tarafından alınmadığı takdirde durumu Bakanlığa rapor etmek,

 

  1. İşyerinde belirlediği yakın ve hayati tehlike oluşturan hususun acil müdahale gerektirmesi halinde işveren veya işveren vekilinin onayını almak kaydıyla işi geçici olarak durdurmak,

  2. Görevi gereği işyerinin bütün bölümlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda inceleme ve araştırma yapmak, gerekli bilgi ve belgelere ulaşmak ve çalışanlarla görüşmek,

  3. Görevinin gerektirdiği konularda işvereni bilgilendirerek ilgili kurum veya kuruluşlar ile iletişime geçmek ve işyerinin iç düzenlemelerine uygun olarak işbirliği yapmaktır.

  4. Tam süreli iş sözleşmesi ile görevlendirilen işyeri hekimleri çalıştıkları işyeri ile ilgili mesleki gelişmelerini sağlamaya yönelik eğitim, seminer ve panel gibi organizasyonlara katılma hakkına sahiptir. Bu gibi organizasyonlarda geçen sürelerden bir yıl içerisinde toplam beş iş günü kadarı çalışma süresinden sayılır ve bu süreler sebebiyle işyeri hekiminin ücretinden herhangi bir kesinti yapılamaz.

İşyeri Hekimlerinin yükümlülükleri aşağıda belirtilmiştir.

İşyeri hekimleri, bu yönetmelikte belirtilen görevlerini yaparken, işin normal akışını mümkün olduğu kadar aksatmamak ve verimli bir çalışma ortamının sağlanmasına katkıda bulunmak, işverenin ve işyerinin meslek sırları, ekonomik ve ticari durumları hakkındaki bilgiler ile işçinin kişisel sağlık dosyasındaki bilgileri gizli tutmakla yükümlüdürler.

İşyeri hekimi, görevlendirildiği işyerinde yapılan çalışmalara ilişkin tespit ve tavsiyelerini onaylı deftere yazmak ve bulunması halinde ve gerektiği durumlarda iş güvenliği uzmanı ile birlikte eş zamanlı imzalamak ve suretlerini saklamak zorundadır. İşyerinde yapılan denetimlerde, işyeri hekiminin bu zorunluluğu yerine getirmediğinin tespiti halinde; işyeri hekimi Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır. Uyarı gerektiren durumun tekrarı halinde işyeri hekimi belgesinin geçerliliği bir yıl süreyle askıya alınır. Belgesinin geçerliliği askıya alınanlar Genel Müdürlük internet sayfasında ilân edilir. Bir yıl sonunda işyeri hekiminin tekrar görev alabilmesi için Bakanlık onayının alınması zorunludur.

İşyeri onaylı defteri; işyeri hekimi ile işveren veya işveren vekilince, bulunması halinde ve gerektiğinde iş güvenliği uzmanı ile eş zamanlı olarak imzalanır. Defterin imzalanmaması veya düzenli tutulmamasından işveren veya işveren vekili sorumludur. 

İşyeri hekimleri, bu Yönetmelikte belirtilen görevlerini yerine getirmek için aşağıda belirtilen sürelerde görev yaparlar.

  • Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine; sağlık gözetimi için ayda en az 10 saat, buna ilave olarak işe giriş ve periyodik muayeneleri ile eğitim için işçi başına yılda en az 20 dakika, 

  • Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine; sağlık gözetimi için ayda en az 15 saat, buna ilave olarak işe giriş ve periyodik muayeneleri ile eğitim için işçi başına yılda en az 25 dakika, 

Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerine; sağlık gözetimi için ayda en az 20 saat, buna ilave olarak işe giriş ve periyodik muayeneleri ile eğitim için işçi başına yılda en az 30 dakika.


- Az tehlikeli sınıfta yer alan 1000 ve daha fazla işçisi olan işyerlerinde her 1000 işçi için tam gün çalışacak en az bir işyeri hekimi görevlendirilir. İşçi sayısının 1000 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan işçi sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar işyeri hekimi eklenir.



- Tehlikeli sınıfta yer alan 750 ve daha fazla işçisi olan işyerlerinde her 750 işçi için tam gün çalışacak en az bir işyeri hekimi görevlendirilir. İşçi sayısının 750 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan işçi sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar işyeri hekimi eklenir.


- Çok tehlikeli sınıfta yer alan 500 ve daha fazla işçisi olan işyerlerinde her 500 işçi için tam gün çalışacak en az bir işyeri hekimi görevlendirilir. İşçi sayısının 500 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan işçi sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar işyeri hekimi eklenir.


- İşyeri hekimlerinin görevlendirilmesinde sözleşmede belirtilen süre kadar işyerinde hizmet sunulur. Birden fazla işyeri ile kısmi süreli iş sözleşmesi yapıldığı takdirde bu işyerleri arasında yolda geçen süreler haftalık kanuni çalışma süresinden düşülür.

Çalışma Ortamı Sağlık Gözetimi

  • İşyeri Hekimleri çalışan sayısına ve sektörüne bakmaksızın tüm işyerlerinde aşağıdaki faaliyetlerle Çalışma Ortamı Sağlık Gözetimi yapar. 

  • Gece postaları da dâhil olmak üzere işçilerin sağlık gözetimini yapmak,

  • İşçilerin işe giriş ve periyodik sağlık muayenelerini iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında belirtilen aralıklarla ve -örneğe uygun olarak düzenlemek ve işyerinde muhafaza etmek, 

  • Sağlık sorunları nedeniyle işe devamsızlık durumlarında işe dönüş muayenesi yaparak eski işinde çalışması sakıncalı bulunanların mevcut sağlık durumlarına uygun bir işte çalıştırılmasını tavsiye etmek,

  • Hassas risk grupları, meslek hastalığı tanısı veya şüphesi olanlar, kronik hastalığı olanlar, madde bağımlılığı olanlar, birden fazla iş kazası geçirmiş olanlar gibi işçilerin, uygun işe yerleştirilmeleri için gerekli koruyucu sağlık muayenelerini yaparak rapor düzenlemek,

  • Bulaşıcı hastalıkların kontrolü için yayılmayı önleme ve bağışıklama çalışmaları yapmak, portör muayenelerinin yapılmasını sağlamak,

  • Sağlık gözetimi sonuçlarına göre, bulunması halinde iş güvenliği uzmanı ile işbirliği içinde çalışma ortamının gözetimi kapsamında gerekli ölçümlerin yapılmasını önermek, ölçüm sonuçlarını değerlendirmek,

  • Sağlık gözetimi konusunda işçileri bilgilendirmek ve onların rızasını almak, sağlık riskleri ve yapılan sağlık muayeneleri konusunda işçileri yeterli ve uygun şekilde bilgilendirmek,

  • Gerekli laboratuar tetkikleri, radyolojik muayeneler ve portör muayenelerini yaptırmak, bulaşıcı hastalıkların kontrolünü sağlamak, bağışıklama çalışmaları yapmak, işyeri ve eklentilerinin genel hijyen şartlarını sürekli izleyip denetlemek,

  • Yıllık çalışma planını, bulunması halinde iş güvenliği uzmanı ile işbirliği yaparak hazırlamak, işyerindeki sağlık gözetimi ile ilgili çalışmaları kaydetmek ve örneğine uygun yıllık değerlendirme raporunu hazırlayarak elektronik ortamda Bakanlığa göndermektir.


İşyeri Hijyen Eğitimleri


Hijyen kelimesi, Yunancada sağlık anlamındaki hygies kelimesinden türemiştir ve sağlık bilimi, sağlık hizmetleri, koruyucu hekimlik gibi konuları kapsar. Yani sağlık için gerekli koşulların sağlanması ve sürdürülmesi için öngörülen uygulamalardır. Sözlük anlamı ise; ferdin veya toplum olarak insanların sağlığının korunması ve geliştirilmesine çalışan beslenme, sağlık ve çevre konularındaki bilgileri bir sentez halinde uygulayan bilim dalıdır. Dolayısıyla hayatın tamamını ve tüm ortamları kapsamaktadır. Ev, iş(gıda, metal, kimya vb tüm sektörler), okul, otel, restoran vb tüm mekanlar hijyen konusudur. Ancak hijyen daha çok toplu kullanımları ve gıda konusunda ön plana çıkmaktadır.

Gıda hijyeni; gıdanın kullanım amacı dikkate alınarak tehlikenin kontrole alınması ve gıdanın insanlar tarafından tüketiminin uygunluğunun sağlanması için, gerekli her türlü önlem ve koşullar olarak tanımlanmaktadır. Herhangi bir gıdanın temizliği ve tümüyle hastalık yapan etmenlerden arındırılmış olması demektir. Bir başka ifade ile yenilen gıdalar ve gıdanın yenildiği alanlar tüketen kişileri hasta etmemelidir.



1593sayısı ve 24/04/1930 tarihinde kabul edilen ve 06/05/1930tarih ve 1489sayılı resmi gazetede yayınlanan UMUMİ HIFZISSIHHA KANUN’na göre; “Madde 126- (Değişik madde: 11/10/2011-KHK/663/58.md.) 
Gıda üretim ve satış yerleri ve toplu tüketim yerleri ile insan bedenine temasın söz konusu olduğu temizlik hizmetlerine yönelik sanatların ifa edildiği iş yeri sahipleri ve bu iş yerlerinin işletenleri, çalışanlarına, hijyen konusunda bu iş yerlerindeki meslek ve faaliyetin gerektirdiği eğitimi vermeye veya çalışanların bu eğitimi almalarını sağlamaya, belirtilen eğitimleri almış kişileri çalıştırmaya, çalışan kişiler ise bu eğitimleri almaya mecburdurlar. Bizzat çalışmaları durumunda, iş yeri sahipleri ve işletenleri de bu fıkra kapsamındadır.

Bulaşıcı bir hastalığı olduğu belgelenenler ile iş yerinin faaliyet ve hizmetlerinden doğrudan yararlananları rahatsız edecek nitelikte ve görünür şekilde açık yara veya cilt hastalığı bulunanlar, bizzat çalışan iş yeri sahipleri ve işletenleri de dâhil olmak üzere, alınacak bir raporla hastalıklarının iyileştiği belgeleninceye kadar, birinci fıkrada belirtilen iş yerlerinde çalışamaz ve çalıştırılamazlar. Çalışanlar, hastalıkları konusunda işverene bilgi vermekle yükümlüdür.

 

Madde 127- (Yeniden düzenlenen madde: 11/10/2011-KHK/663/58.md.) 
126 ncı maddede belirtilen iş yerlerindeki hijyen eğitimine yönelik hususlara, bu iş yerlerinde çalışmaya engel bulaşıcı hastalıkların ve cilt hastalıklarının neler olduğuna, iyileşme hâlinin belirlenmesine, hangi meslek ve sanat erbabının 126 ncı madde kapsamında olduğuna ilişkin usûl ve esaslar, Sağlık, İçişleri ve Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir.

126 ncı maddede belirtilen iş yerlerinde bulaşıcı bir hastalık veya bir salgın hastalık çıkması durumunda, bu hastalıkla alakalı gerekli incelemeler, analiz masrafları iş yeri sahipleri ve işletenlerince karşılanmak üzere ilgili kurumlar tarafından yapılır.

126 ncı maddede belirtilen iş yerlerinde bulaşıcı bir hastalık veya bir salgın hastalık çıkması hâlinde doğacak hukukî sorumluluklar ile bu durumdan zarar gören kişi veya kurumların hukukî yol vasıtasıyla talep edebilecekleri tazminat ödemeleri veya olabilecek diğer ödemeler iş yeri sahiplerine ve işletenlerine aittir.”

 

Bu kapsamda işletmelere hijyen eğitimleri vermekte ve sağlık tetkikleri yapmaktayız.

İŞ GÜVENLİĞİ HİZMETLERİ

27 Kasım 2010 Tarihli ve 27768 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İş Sağlığı Ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre iş güvenliği hizmetleri verilmektedir.


Yönetmeliğe göre, 22/5/2003 tarihli ve 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında yer alan ve sanayiden sayılan ve devamlı olarak en az elli işçi çalıştırılan işyerlerine İş Güvenliği Uzmanı Görevlendirme yapılmakta, ayrıca kuruluşumuz işyerlerinin çalışan sayısına bakmaksızın tüm işyerlerine İş Güvenliği Danışmanlığı, Çalışma Ortamı Gözetimi, İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri, Risk Değerlendirme, Acil Durum Planı Hazırlama hizmetlerini de vermektedir.


İş Sağlığı Ve Güvenliğine İlişkin Tehlike Sınıfları Listesi Tebliği gereği İşletmenizin tehlike sınıfına göre işletmeniz için Casgem onaylı A, B, C sınıfı İş Güvenliği Uzmanlarını görevlendirmekteyiz.


Firmalara özel hazırlanmış iş sağlığı ve güvenliği çözümleri ile güvenlik standartlarının iyileştirilmesi amaçlanır. Bu doğrultuda kontrol ve denetlemeler, yönetim toplantıları, saha ziyaretleri ve dokümantasyon ve prosedür incelemeleri yapılarak gerçekleştirilir. 


Hazırlanan detaylı rapor şu andaki uygulamaları iyileştirici pratik tavsiyeler ve ileriki faaliyetlerin denetlenmesi için önerilen modeller içerir. Böylece, verim, gelir ve kalitenin iyileştirilmesi, maliyetlerin kontrol edilmesi, devamsızlığın azaltılması, daha kaliteli iş sağlığı ve güvenliği programları, pozitif şirket kültürünün aşılanması ve hukuka uygunluk sağlanır.

Ayrıca İşyerlerine  İş Güvenliği Uzmanlığı danışmanlığı vermekteyiz ve yönetmelikle yerine getirilmesi gereken çalışmaları tamamlamaktayız. Bu şekilde part time olarak alınan hizmet bünyede İş Güvenliği Uzmanı çalışmadan daha hesaplı olmaktadır. 
Yapılan Çalışmalardan Bazıları ;

 

  • İşyerinin iş sağlığı ve güvenliği eksiklerinin tespiti, raporlanması ve işverene iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili genel bir çalışma raporunun sunulması.

  • Periyodik ve Rastgele Denetimler Yapılıp Raporlanması

  • İş güvenliği kurulunun oluşturulması ve kurul toplantısının gerçekleştirilmesi

  • Acil durum ekiplerinin oluşturulması ve eğitimlerinin verilmesi

  • Risk analiz ve değerlendirme çalışmalarının hazırlanması

  • İş güvenliği prosedürlerinin ve İç Yönetmeliklerin hazırlanması

  • İşyerine yönelik yıllık eğitim planlarının hazırlanması

  • Kişisel koruyucularla ilgili kontrol ve denetimler.

  • Çalışma talimatlarının olup olmadığı (Makine kullanma talimatı, görev tanımları, iş tanımları)

İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI GÖREVLENDİRME

İş güvenliği uzmanı: İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görevlendirilmek üzere Bakanlıkça belgelendirilmiş mühendis, mimar veya teknik elemanı, İşyeri sağlık ve güvenlik birimi (İSGB): İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek üzere işyerinde kurulan, gerekli donanım ve personele sahip olan birimdir.

İSGB; en az bir işyeri hekimi ile gereğinde diğer sağlık personeli ve sanayiden sayılan işlerin yapıldığı işyerlerinde bunlara ilave olarak tehlike sınıfına uygun en az bir iş güvenliği uzmanından oluşur. 


Ortak sağlık ve güvenlik birimi (OSGB): İş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini sunmak üzere, gerekli donanım ve personele sahip olan ve Bakanlıkça yetkilendirilen kamu kurum ve kuruluşları ile Türk Ticaret Kanunu hükümlerine göre faaliyet gösteren şirketlerce kurulan ve işletilen müesseselerdir.

Tehlike sınıfı: İş sağlığı ve güvenliği açısından, yapılan işin özelliği, işin her safhasında kullanılan veya ortaya çıkan maddeler, iş ekipmanı, üretim yöntem ve şekilleri ile çalışma ortam ve şartlarıyla ilgili diğer hususlar dikkate alınarak az tehlikeli, tehlikeli ve çok tehlikeli olarak belirlenen ve işyerinin yer aldığı tehlike sınıfıdır.

 

İş Güvenliği Uzmanı İş güvenliği hizmetlerini işyerinin tehlike sınıfı, sektörü ve işçi sayısına göre belirlenen sürelerden az olmamak kaydı ile yürütür. Bu hizmet OSGB ile sözleşme yapılarak OSGB ile sözleşmeli bir İş Güvenliği Uzmanından da alınabilir.

 

 İş güvenliği uzmanlarının nitelikleri ve görevlendirilmeleri aşağıda belirtilmiştir.

  • İşverence iş güvenliği uzmanı olarak görevlendirilecekler, bu Yönetmeliğe göre geçerli iş güvenliği uzmanı belgesine sahip olmak zorundadır.

  • İş güvenliği uzmanlarından; (C) sınıfı belgeye sahip olanlar az tehlikeli sınıfta, (B) sınıfı belgeye sahip olanlar az tehlikeli ve tehlikeli sınıflarda, (A) sınıfı belgeye sahip olanlar ise bütün tehlike sınıflarında yer alan işyerlerinde çalışabilirler.

Birden fazla iş güvenliği uzmanının görevlendirilmesinin gerektiği işyerlerinde, en az bir iş güvenliği uzmanının işyerinin tehlike sınıfına uygun belgeye sahip olması yeterlidir.
 

(1)* İş güvenliği uzmanlığı belgesinin sınıfları aşağıda belirtilmiştir: 
a) (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi;


1) (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesiyle en az dört yıl fiilen görev yaptığını iş güvenliği uzmanlığı sözleşmesi ile belgeleyen ve (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olan mühendis, mimar veya teknik elemanlara,

2) İş sağlığı ve güvenliği alanında en az beş yıl teftiş yapmış mühendis, mimar veya teknik eleman olan iş müfettişleri, en az beş yıl uzman olarak çalışmış Bakanlık iş sağlığı ve güvenliği uzmanları, iş sağlığı ve güvenliği veya iş güvenliği doktorası yapmış olan mühendis, mimar veya teknik elemanlar ile Genel Müdürlük ve bağlı birimlerinde mühendis, mimar veya teknik eleman olarak en az on yıl görev yapmış olanlardan

(A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı için yapılacak sınavda başarılı olanlara, Bakanlıkça verilir.


b) (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi; 
1) (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesiyle en az üç yıl fiilen görev yaptığını iş güvenliği uzmanlığı sözleşmesi ile belgeleyen ve (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olan mühendis, mimar veya teknik elemanlara, 
2) İş sağlığı ve güvenliği veya iş güvenliği yüksek lisansı yapmış olan mühendis, mimar veya teknik elemanlardan (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olanlara Bakanlıkça verilir.

c) (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi; (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olan mühendis, mimar veya teknik elemanlara Bakanlıkça verilir.

(2)* Yurtdışından alınan iş güvenliği uzmanlığı veya eşdeğer belgeye sahip olan mühendis, mimar veya teknik elemanlardan; 

a) Sahip olduğu belge ile en az yedi yıl çalıştığını belgeleyenlerden (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (A) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olanlara (A) sınıfı, 
b) Sahip olduğu belge ile en az üç yıl çalıştığını belgeleyenlerden (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı eğitimine katılarak yapılacak (B) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olanlara (B) sınıfı, 
c) Sahip olduğu belge ile müracaat ederek yapılacak (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı sınavında başarılı olanlara (C) sınıfı, iş güvenliği uzmanlığı belgesi Bakanlıkça verilir. 

(3)* 2’nin (c) bendine göre (C) sınıfı iş güvenliği uzmanlığı belgesi almak isteyenlere sadece bir kez doğrudan sınava girme hakkı tanınır.

 

İş güvenliği uzmanları, aşağıda belirtilen görevleri yerine getirmekle yükümlüdür: 
- Rehberlik ve danışmanlık 
- Risk değerlendirmesi 
- Çalışma ortamı gözetimi 
- Eğitim, bilgilendirme ve kayıt 
- İlgili birimlerle işbirliği


İş güvenliği uzmanlarının yükümlülükleri aşağıda belirtilmiştir.

İş güvenliği uzmanları, bu Yönetmelikte belirtilen görevlerini yaparken, işin normal akışını mümkün olduğu kadar aksatmamak ve verimli bir çalışma ortamının sağlanmasına katkıda bulunmak, işverenin ve işyerinin meslek sırları, ekonomik ve ticari durumları ile ilgili bilgileri gizli tutmakla yükümlüdürler.

İş güvenliği uzmanı, görevlendirildiği işyerinde yapılan çalışmalara ilişkin tespit ve tavsiyelerini onaylı deftere yazmak ve işyeri hekimi ile beraber suretlerini saklamak zorundadır. İşyerinde yapılan denetimlerde, bu zorunluluğu yerine getirmediğinin tespiti halinde; iş güvenliği uzmanı Bakanlıkça yazılı olarak uyarılır. Uyarı gerektiren durumun tekrarı halinde iş güvenliği uzmanlığı belgesinin geçerliliği bir yıl süreyle askıya alınır. Belgesinin geçerliliği askıya alınanlar, Genel Müdürlük internet sayfasında ilan edilir. Bir yıl sonunda iş güvenliği uzmanının tekrar görev alabilmesi için Bakanlığın onayının alınması zorunludur.

İkinci fıkrada belirtilen onaylı defter; iş güvenliği uzmanı ile işveren veya işveren vekilince, gerektiğinde işyeri hekimi ile eş zamanlı olarak imzalanır. Defterin imzalanmaması veya düzenli tutulmamasından işveren veya işveren vekili sorumludur.

 

İş güvenliği uzmanının yetkileri aşağıda belirtilmiştir.

  • İşyeri bina ve eklentilerinde, çalışma metot ve şekillerinde veya iş ekipmanında çalışanlar açısından yakın ve hayati tehlike oluşturan bir husus tespit ettiğinde işverene bildirmek, gerekli tedbirler işveren tarafından alınmadığı takdirde durumu Bakanlığa rapor etmek. 

  • İşyerinde belirlediği yakın ve hayati tehlike oluşturan bir hususun acil müdahale gerektirmesi halinde işveren veya işveren vekilinin onayını almak kaydıyla geçici olarak işi durdurmak. 

  • G örevi gereği işyerinin bütün bölümlerinde iş sağlığı ve güvenliği konusunda inceleme ve araştırma yapmak, gerekli bilgi ve belgelere ulaşmak ve çalışanlarla görüşmek. 

  • G örevinin gerektirdiği konularda işverenin bilgisi dahilinde ilgili kurum ve kuruluşlarla iletişime geçmek ve işyerinin iç düzenlemelerine uygun olarak işbirliği yapmak. 

  • Tam süreli iş sözleşmesi ile görevlendirilen iş güvenliği uzmanları, çalıştıkları işyeri ile ilgili mesleki gelişmelerini sağlamaya yönelik eğitim, seminer ve panel gibi organizasyonlara katılma hakkına sahiptir. Bu gibi organizasyonlarda geçen sürelerden bir yıl içerisinde toplam beş iş günü kadarı çalışma süresinden sayılır ve bu süreler sebebiyle iş güvenliği uzmanının ücretinden herhangi bir kesinti yapılamaz. 

  • İş güvenliği uzmanları, bu Yönetmelikte belirtilen görevlerini yerine getirmek için aşağıda belirtilen sürelerde görev yaparlar: 

  • Az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; ayda en az 12 saat, buna ilave olarak işçi başına ayda en az 5 dakika. 

  • Tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; ayda en az 24 saat, buna ilave olarak işçi başına ayda en az 5 dakika. 

  • Çok tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde; ayda en az 36 saat, buna ilave olarak işçi başına ayda en az 10 dakika.

  • Az tehlikeli sınıfta yer alan 1000 ve daha fazla işçisi olan işyerlerinde her 1000 işçi için tam gün çalışacak en az bir iş güvenliği uzmanı görevlendirilir. İşçi sayısının 1000 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan işçi sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar iş güvenliği uzmanı ek olarak görevlendirilir. 

  • Tehlikeli sınıfta yer alan 750 ve daha fazla işçisi olan işyerlerinde her 750 işçi için tam gün çalışacak en az bir iş güvenliği uzmanı görevlendirilir. İşçi sayısının 750 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan işçi sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar iş güvenliği uzmanı ek olarak görevlendirilir. 

  • Çok tehlikeli sınıfta yer alan 500 ve daha fazla işçisi olan işyerlerinde her 500 işçi için tam gün çalışacak en az bir iş güvenliği uzmanı görevlendirilir. İşçi sayısının 500 sayısının tam katlarından fazla olması durumunda geriye kalan işçi sayısı göz önünde bulundurularak birinci fıkrada belirtilen kriterlere uygun yeteri kadar iş güvenliği uzmanı ek olarak görevlendirilir. 

İş güvenliği uzmanları sözleşmede belirtilen süre kadar işyerinde hizmet sunar. Birden fazla işyeri ile kısmi süreli iş sözleşmesi yapıldığı takdirde bu işyerleri arasında yolda geçen süreler haftalık kanuni çalışma süresinden düşülür.


İş Güvenliği Danışmanlığı

4857 sayılı iş kanunu çalışan sayısına ve sektörüne bakılmaksızın tüm işyerlerinde iş güvenliği önlemlerinin alınmasını zorunlu kılmaktadır. Bu nedenle; 27 Kasım 2010 Tarihli ve 27768 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İş Sağlığı Ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği’ne göre sanayiden sayılan ve devamlı olarak en az elli işçi çalıştırılan işyerlerine verilen hizmetler danışmanlık niteliğinde tüm işyerlerine verilmektedir. 
“İş Güvenliği Uzmanı görevlendirme” hizmeti gibi sürekli hizmet verilebileceği gibi belli bir sürede İş Güvenliği altyapısının oluşturulması ve sürdürülebilmesi için sistem kurulması çalışmalarını da kapsayabilir-

Çalışma Ortamı Gözetimi

İş Güvenliği Uzmanları çalışan sayısına ve sektörüne bakmaksızın tüm işyerlerinde aşağıdaki faaliyetlerle çalışma ortamı gözetimi yapar.

  • Çalışma ortamının gözetimini yapmak, işyerinde iş sağlığı ve güvenliği yönünden yapılması gereken periyodik bakım, kontrol ve ölçümleri planlamak ve uygulanmasını kontrol etmek. 

  • İşyerinde kaza, yangın veya patlamaların önlenmesi için mevzuata uygun çalışmalar yapmak ve uygulamaları takip etmek.-Risk Değerlendirme

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ EĞİTİMLERİ

22/5/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanununun 77. maddesine dayanılarak 7/4/2004 tarih ev 25426 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan "Çalışanların İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimlerinin Usul ve Esasları Hakkında Yönetmelik" gereği: Madde 4: "İşverenler, işyerlerinde sağlıklı ve güvenli çalışma ortamının tesis edilmesi için gerekli önlemleri almakla yükümlüdürler. Bu amaçla, işverenler, çalışanları, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek, onların karşı karşıya bulundukları mesleki riskler ve bunlarla ilgili alınması gerekli tedbirler konusunda işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği eğitim programlarını hazırlamak, eğitimlerin düzenlemesini, çalışanların bu programlara katılmasını sağlamak ve verilecek eğitim için uygun yer, araç ve gereç temin etmekle yükümlüdürler" denilmektedir. 
Bu kapsamda çalışan sayısına ve sektörüne bakmaksızın tüm işyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitimleri verilmektedir.

RİSK DEĞERLENDİRME

İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilmesi, bu risklerin bertaraf edilmesine ve bertaraf edilemeyenlerin kabul edilebilir düzeye indirilmesine yönelik risk kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması, uygulanması ve uygulamalarının izlenmesi amacıyla yapılması gereken sistematik ve dinamik çalışmaları Risk Değerlendirmesi denir.

22/5/2003 tarih ve 4857 sayılı İş Kanununun 77. maddesine göre ”İşverenler işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, işçiler de iş sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler.” Bu yükümlülük ancak risk değerlendirmesi yaparak sağlıklı olarak yerine getirilebilir. İşyeri ve işçiler için tehlike arz eden böyle bir değerlendirmenin yapılması, önlemlerin tespiti ve tehlike derecesine göre öncelik verilerek giderilmesi; muhakkak ki iş kazaları ve mesleki hastalıklarını asgariye indirecektir. Yönetmeliklerde belirtildiği gibi bu tehlikelerden işçilerin de haberdar edilmesi işletmelerin ve işçilerin zararlanma oranlarını da azaltacaktır. İşyerlerimizin en değerli varlıkları istihdam etmiş oldukları yetişmiş elemanlardır. 
Yönetmeliklerin işveren için yükümlülük haline getirdiği Risk Değerlendirmesi işyerlerine iş sağlığı ve güvenliği açısından disiplin getirecek, iş kazaları ve meslek hastalıkları yanında gün kayıplarını da azaltacak çalışma kalitesi ve veriminde artıracaktır. 
Ancak; Risk Değerlendirmesi bir uzmanlık işidir. Bu konuda işverenler İş Güvenliği Uzmanlarından yararlanmalıdırlar.

ACİL DURUM PLANI HAZIRLAMA

Acil durum planlarının hazırlanmasını sağlamak, periyodik olarak eğitimleri ve tatbikatları yaptırmak, acil durum planı doğrultusunda hareket edilmesini sağlamak. 
Doğal afet, kaza, yangın veya patlama gibi durumlar için yapılması gerekli çalışma, planlama ve tatbikatların tümüne acil durum planlaması denir. 
İşletmelerin acil durum planlamalarını, yangın söndürme, ilkyardım ve tahliye tatbikatlarını gerçekleştiriyoruz. Bir yangın, deprem yada diğer beklenmedik acil felaket durumunda saniyeler ve en küçük bilgi çok değerlidir. Bu gibi durumlara hazırlıklı olmak çok önemlidir. Acil eylem planlamaları, firmalarda bu gibi durumların meydana gelmesi ihtimaline karşı yapılan, planlama, görev bölümü ve hazırlık tatbikatlarını içerir.

HACCP 22000 GIDA GÜVENLİĞİ

 

ISO 22000 (HACCP) Gıda Güvenlik Sistemi; gıdada tüketim anında veya (tüketici tarafından kullanıldığında) gıda kaynaklı tehlikelerin bulunması ile ilgilidir. Gıda güvenliği tehlikelerine giriş gıda zincirinin herhangi bir basamağında ortaya çıkabilir, bu nedenle de gıda zinciri boyunca etkin bir kontrolün gerçekleştirilmesi önemlidir. Bu nedenle, gıda güvenliği gıda zincirinde yer alan tüm birimlerin katkısıyla sağlanan bir olgudur.

ISO 22000 (HACCP) Gıda Güvenlik Sistemini Uygulamanın Faydaları

  • ISO 22000 (HACCP) ile pazarda güven sağlama 

  • ISO 22000 (HACCP) ile gıda kaynaklı hastalık riskinin azalması 

  • ISO 22000 (HACCP) ile gıda arzında güvenirliliği arttırması 

  • T üketicinin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi 

  • Standart dışı üretimde azalma dolayısıyla ürün geri dönüşlerinin ortadan kalkması ve imaj korunması 

  • ISO 22000 (HACCP) ile Yönetime kritik bilgilerin sunulması suretiyle kolay karar verebilme olanağının sağlanması, 

  • ISO 22000 (HACCP)  ile Tüketicilerin gıda güvenliği ile ilgili taleplerinin tamamının karşılanması. 

  • Ürün geri toplama riskinin minimuma olması, 

  • Uluslararası düzeyde tanınan bir sistem olması nedeniyle ihracat kolaylığı 

  • Gıda güvenliği tehlikelerinin tanımlanması ve kontrol önlemlerinin uygulanması için sistematik ve önleyici bir yaklaşımdır 

  • Yasal denetim hakkı olan kuruluşların denetimine yardımcı olması, 

  • Tarım Bakanlığı İl Tarım Müdürlüğü tarafından yapılan denetimlerden rahat geçmek. 

  • Pazara ulaşır lığı artırması, 

  • Kaynakların daha iyi ve etken maliyetle kullanımını sağlayan temel faktörler üzerinde odaklaşması 

  • Üretim maliyetlerinde azalma sağlanması (ürün iadelerini ve kayıpların azaltması) 

  • Ürün kalitesinde sürekliliği sağlaması, 

  • Halk sağlığı maliyetlerinin azalması, teminine yönelik ilgisinde artış olması 

  • Çalışma ortamının iyileşmesi, 

  • ISO 22000 (HACCP)  ile Hata yapılarak kazanılan tecrübeye güvenmekten ziyade potansiyel tehlikeleri önceden haber vermesini sağlamak. 

  • Etkin kontrol geliştirmeye sistematik olarak yaklaşması, 

  • Tedarik zincirinde iyi bir yer edinme/güven oluşturması 

  • İyileştirilmiş dokümantasyon olması. 

  • Çalışanların iş veriminin ve memnuniyetinin artırılması, 

  • Çalışanların hijyen ve gıda güvenliği konusunda bilinçlenmesi, 

  • ISO 22000 (HACCP) ile Yükümlülüklerini bilen ciddi ve profesyonel bir organizasyon oluşturulması, 

  • Gıda zincirinin her aşamasında kullanılabilmesi, 

  • ISO 9000 gibi kalite yönetim sistemlerinin tanımlayıcısı olması, 

  • Geleneksel muayene ve kontrol sistemlerinden daha etkili olması, 

  • FAO / WHO tarafından onay görmüş güvenilir bir sistemdir.

ISO 14001 ÇEVRE YÖNETİMİ SİSTEMİ

ISO 14001:2004 ÇEVRE YÖNETİM SİSTEMLERİ

ISO 14001 Standardı, kuruluşların; politika ve amaçlarını tespit edebilmelerini mümkün kılmak amacıyla mevzuatta koşulan şartlarla, önemli çevre etkilerini dikkate alarak, bir çevre yönetim sistemi için gerekli şartların belirlenmesidir. ISO 14001 Çevre Yönetim Standardı kuruluşların kontrol altında tutabildikleri ve/veya etkileyebildikleri çevre boyutlarını kapsar. 

ISO 14001 Çevre Yönetim Sistemini Uygulamanın Faydaları

  • ISO 14001 ile Ulusal ve/veya uluslararası mevzuatlara uyumun artırılması

  • ISO 14001 ile Çevresel performansın artırılması

  • Marka itibarında yükselme,

  • Uluslar arası rekabette avantaj sağlaması

  • Maliyet kontrolünün geliştirilmesiyle masrafların azaltılması ve verimliliğin artırılması

  • Acil durumlara (deprem, yangın, sel vb.) ve kazalara karşı hazırlıklı bulunarak mesuliyetle sonuçlanan kaza vb. olayların azaltılması

  • Kirliliği kaynaktan başlayarak kontrol altına alınması ve azaltılması

  • Girdi malzemeleri ve enerji tasarrufu sağlanması

  • İzin ve yetki belgelerinin alınmasının kolaylaştırılması

  • ISO 14001 tüm dünyaca bilinen ve kullanılan ortak bir dil olduğundan global pazarda kabul edilirliğin sağlanması

  • ISO 14001 ile Şirket faaliyetlerinin çevreye olan etkisi ve çevre riskleri belirlenerek kontrol edilebilir ve bu sayede çevreyi olumsuz etkileyen unsurlar azaltılır.

  • Çevre etkilerinden kaynaklanan maliyetler düşer.

  • Çevre ile ilgili yasalara ve mevzuata uyum sağlanır.

  • Acil durumlarda meydana gelebilecek çevre etkileri azaltılır veya tamamıyla ortadan kaldırılır.

  • ile Şirket personeline verilen eğitimler sayesinde çalışanlarda çevre bilinci artar.

  • Çevreye zarar vermeyen bir işletmede çalışmak, çalışanları motive eder.

  • Yasal kurumlara karşı, mevzuat ve yönetmeliklere uyulduğu dökümante edilmiş çevre yönetim sistemi ve ISO 14001 Belgesi ile gösterilebilir.

  • Gerek ulusal, gerekse uluslararası alanda tanınmışlık sağlanarak kuruluşa prestij kazandırır.

  • Şirket personeline verilen eğitimler sayesinde çalışanlarda çevre bilinci artar.

  • Çevreye zarar vermeyen bir işletmede çalışmak, çalışanları motive eder.

  • Tüketicinin çevre ile ilgili beklentilerine cevap verilir ve bilinçli tüketicilere erişebilme ve onları kazanma sansı artar.

  • Kaynaklar etkin kullanılır (enerji, su, vb. tasarrufu sağlanır).

  • Çevreye bırakılan atıklar azalır.

 

ISO 27001 BİLGİ GÜVENLİĞİ SİSTEMİ

ISO 27001 BİLGİ GÜVENLİĞİ NEDİR ?

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi (BGYS), bilgi varlıklarını koruyan ve ilgili taraflara güven veren yeterli ve orantılı güvenlik kontrollerini sağlamak için tasarlanmıştır.

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi (BGYS) standardı, tüm kuruluş türlerini (örneğin, ticari kuruluşlar, kamu kurumları, kar amaçlı olmayan kuruluşlar) kapsar. ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi, dokümante edilmiş bir BGYS(ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi)’yi kuruluşun tüm ticari riskleri bağlamında kurmak, gerçekleştirmek, izlemek, gözden geçirmek, sürdürmek ve iyileştirmek için gereksinimleri kapsar. Kurum kendine bir risk yönetimi metodu seçmeli ve risk işleme için bir plan hazırlar.

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Yönetim Sistemi Kurumların risk yönetimi ve risk işleme planlarını, görev ve sorumlulukları, iş devamlılığı planlarını, acil durum olay yönetimi prosedürleri hazırlamasını ve uygulamada bunların kayıtlarını tutmasını gerektirir. Kurum tüm bu faaliyetlerin de içinde yer aldığı bir bilgi güvenliği politikası yayınlamalı ve personelini bilgi güvenliği ve tehditler hakkında bilinçlendirmelidir. Seçilen kontrol hedeflerinin ölçülmesi ve kontrollerin amacına uygunluğunun ve performansının sürekli takip edildiği yaşayan bir süreç olarak bilgi güvenliği yönetimi ancak yönetimin aktif desteği ve personelin katılımcılığıyla başarılabilir.

ISO 27001 Bilgi Güvenliği Faydaları

  • Bilgi varlıklarının farkına varma: Kuruluş hangi bilgi varlıklarının olduğunu, değerinin farkına varır.

  • Sahip olduğu varlıkları koruyabilme: Kuracağı kontroller ile koruma metotlarını belirler ve uygulayarak korur.

  • İş sürekliliği: Uzun yıllar boyunca işini garanti eder. Ayrıca bir felaket halinde, işe devam etme yeterliliğine sahip olur.

  • İlgili taraflar ile barış halinde olma: Başta tedarikçileri olmak üzere, bilgileri korunacağından ilgili tarafların güvenini kazanır.

  • Bilgiyi bir sistem sayesinde korur, tesadüfe bırakmaz.

  • Müşterileri değerlendirirse, rakiplerine göre daha iyi değerlendirilir.

  • Çalışanların motivasyonunu arttırır.

  • Yasal takipleri önler

  • Yüksek prestij sağlar


ISO 27001 Bilgi Güvenliği Kurulum Aşamaları

  • Varlıkların sınıflandırılması

  • Gizlilik, bütünlük ve erişebilirlik kriterlerine göre varlıkların değerlendirilmesi

  • Risk analizi

  • Risk analizi çıktılarına göre uygulanacak kontrolleri belirleme

  • Dokümantasyon oluşturma

  • Kontrolleri uygulama

  • İç tetkik

  • Kayıtları tutma

  • Yönetimin gözden geçirmesi

  • Belgelendirme

  •  

 

ISO 10002 MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ SİSTEMİ

ISO 10002 MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ SİSTEMİ

ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi Nedir?


ISO 10002 standardı öncelikle müşteri şikâyetlerinin ve müşteri memnuniyetinin etkin yönetimi konusunda vurgular yapılması ve politikayla paralel şekilde tutarlı hedefler ortaya konulmasıdır. Müşteri şikâyetlerinin alınması, kaydedilmesi, değerlendirilmesi, sorumlulara aktarılması, sorumlular tarafından gerekenlerin yapılması, tüm yapılanların kayıtlarının düzenli bir şekilde tutulması ve tüm bu sistemin etkinliğinin ve sürekliliğinin sağlanması gibi detaylı bir müşteri şikâyetleri yönetim sürecinin oluşturulması uygulanmasını gerektirmektedir. 
 

ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemini Uygulamanın Faydaları

• Geri bildirime(şikâyetler dahil) açık olan müşteri odaklı bir ortamın oluşturulmasıyla müşteri memnuniyetinin arttırılması, alınan her bir şikâyetin çözüme ulaştırılması ve ürünlerinin ve müşteri hizmetinin iyileştirilmesi için kuruluşun kabiliyetinin artırılması,

• Personel eğitimi dâhil olmak üzere kaynakların yeterli miktarda alınması ve kullanıma sokulmasıyla üst yönetimin prosese katılması ve taahhüdü, 

• Şikâyetçilerin ihtiyaçlarının ve beklentilerinin tanınması ve ele alınması, 

• Şikâyetçilere açık, etkili ve kullanımı kolay şikâyetler prosesi sağlanması

• Ürün ve müşteri hizmet kalitesini iyileştirmek için şikâyetlerin analizi ve değerlendirilmesi,

• Şikâyetleri ele alma prosesinin tetkik edilmesi, 

• Şikâyetleri ele alma prosesinin etkililiğinin ve verimliliğinin gözden geçirilmesi ve iyileştirilmesi.

• Sadece şikayet ele alma sürecine odaklandığı için işletmenin tüm süreçlerinde revizyonlara gereksinim duyulmaz.

• Az dokümantasyon yükü ile müşterileri memnun ederek ürünler ve hizmetlerinizde iyileşme sağlamaya yardımcı olur.

• Mevcut ISO 9001 sistemine kolaylıkla entegre olabilir.

• Çalışanların müşteri ve süreç odaklılık bilincini en üst düzeye çıkarmaya yardımcı olur.

• Problem çözme yeteneği kazandırarak işletme içindeki sorunlara da farklı bakış açıları kazanılmasına sebep olur.



ISO 10002 Müşteri Memnuniyeti Yönetim Sistemi Kurma Aşamaları


Müşteri Memnuniyeti ve Şikâyetleri Yönetim Sistemi Standardı, ISO 10002 Kuruluşların müşterilerinin şikâyetlerini nasıl başarılı bir şekilde ele alabileceklerini tanımlamalarına, yönetmelerine ve bu şikâyetlerden birer fırsat olarak yararlanmalarına yardımcı olur. Asıl olan; Müşteri şikâyetlerini, sistemin iyileştirilmesi için birer fırsat olarak görülmesi gerekliliği ile müşteri sadakatinin ve sadık müşteri sayısının arttırılmasında bir araç olarak düşünülmesinin sağlanmasıdır. 

Müşteri Memnuniyeti ve Şikâyet Yönetimi Sisteminin kurulum aşamaları kısaca;

• Şirketin mevcut yapısının ve durumunun analiz edilmesi ve müşteri tanımının netleştirilmesi.

• Müşteri Memnuniyeti ve Şikayet Yönetimi ekibinin oluşturulması. Ekip pozisyonların belirlenmesi ve 
belirlenen pozisyonlar için atamaların yapılması ve Şikayet Yönetimi Temsilcisinin belirlenmesi.

• Temel eğitimlerinin verilmesi. (Standart eğitimi, dokümantasyon eğitimi, problem çözme teknikleri, kök sebep analizi eğitimi)

• Standart gerekliliklerinin kuruma özel karşılanabilmesi için temel dokümantasyon ve müşteri yapısına göre şikayet yönetiminin etkin idaresi için gerekli dokümanların oluşturulması.

• Oluşturulan Şikâyet Yönetimi Sistemi dokümantasyonun onaylanarak uygulamaların başlatılması.

• Uygulamalar sonucu ortaya çıkan revizyon ihtiyaçlarının gözden geçirilerek gerekli revizyonların yapılması.

• Eğitmenlerimiz tarafından iç denetçi eğitimlerinin verilmesi. 

• Danışmanlarımız nezareti de iç denetim ve yönetimi gözden geçirme toplantısının yapılması.

• Kuruluş tarafından tercih edilen belgelendirme kuruluşuna müracaat için gerekli hazırlık ve çalışmaların yapılması ve başvurunun yapılması. Belgelendirme denetimine girilmesi ve tetkik sonuçlarına göre tespit edilen eksikliklerin tamamlanması

ISO 10002 belgesi şu anda ülkemizde akredite olarak verilmemektedir. TÜRKAK ve yurt dışı akreditasyon kuruluşlarından ISO 9001 kalite yönetim sistemi için akredite olmuş bir belgelendirme kuruluşu tarafından belgelendirme yapılabilir. 

ISO 13485 MEDİKAL KALİTE SİSTEMİ

ISO 13485 Medikal Kalite Yönetim Sistemi

 

 

TS-EN-ISO 13485 standardı TS-EN-ISO 9001 standardı temel alınarak oluşturulmuş, Tıbbi cihazlar için özel şartlar içeren uluslar arası bir standardıdır.
Bu standart, tıbbi cihazlar sağlama ve tutarlı olarak müşteri ihtiyaçlarını ve tıbbi cihazlar ile ilgili hizmetlere uygulanabilir mevzuat şartlarını karşılama kabiliyetini kanıtlaması gereken bir kuruluş için kalite yönetim sistemi şartlarını kapsar. Bu standardın temel amacı, kalite yönetim sistemleri için uyumlaştırılmış tıbbi cihaz mevzuatı şartlarını kolaylaştırmaktır.
 
ISO 13485 Medikal Yönetim Sistemi Uygulamanın Faydaları
 
- ISO 13485:2003 ile pazarda güven sağlama

- ISO 13485:2003 ile medikal cihaz ve ürünlerden kaynaklı hastalık riskinin azalması

- ISO 13485:2003 ile tüketicinin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesi

- ISO 13485:2003 ile Yönetime kritik bilgilerin sunulması suretiyle kolay karar verebilme olanağının sağlanması,

- Tüketicilerin medikal cihaz güvenirliği ile ilgili taleplerinin tamamının karşılanması.

- Ürün geri toplama riskinin minimuma olması,

- Uluslararası düzeyde tanınan bir sistem olması nedeniyle ihracat kolaylığı

- Yasal denetim hakkı olan kuruluşların denetimine yardımcı olması,

- Yasal harcamaların ve sigorta maliyetlerin azalması,

- ISO 13485:2003 ile Pazara ulaşır lığı artırması,

- ISO 13485:2003 ile Kaynakların daha iyi ve etken maliyetle kullanımını sağlayan temel faktörler üzerinde odaklaşması

- ISO 13485:2003 ile Ürün kalitesinde sürekliliği sağlaması,

- ISO 13485:2003 ile Çalışma ortamının iyileşmesi,

- ISO 13485:2003 ile Laboratuar çalışmalarında TS-EN-ISO/IEC 17025 standardına uygunluğunun sağlanması

- Tüm Dünyada ticaret kolaylığı sağlaması

- ISO 13485:2003 ile Etkin kontrol geliştirmeye sistematik olarak yaklaşması,

- Tedarik zincirinde iyi bir yer edinme/güven oluşturması

- ISO 13485:2003 ile İyileştirilmiş dokümantasyon olması.

- ISO 13485:2003 ile Çalışanların iş veriminin ve memnuniyetinin artırılması,

- ISO 13485:2003 ile Çalışanların hijyen ve sanitasyon konusunda bilinçlenmesi,

- ISO 13485:2003 ile Yükümlülüklerini bilen ciddi ve profesyonel bir organizasyon oluşturulması,

- Medikal sektörün her aşamasında kullanılabilmesi,

- ISO 9000 gibi kalite yönetim sistemlerinin tanımlayıcısı olması,

- Geleneksel muayene ve kontrol sistemlerinden daha etkili olması

- Ürün ile ilgili kayıtlara her an ulaşabilme imkanı sağlaması.

- Hem ürün hem sistem kalitesinde sürekli gelişimi sağlanması

- İnsan sağlığını korumada etkili bir sistem olması

- Medikal sektörün hassasiyeti konusunda gerek tüketiciyi gerekse üreticiyi bilinçlendirmesi.

- Etkin uygulama sayesinde müşteri şikâyetlerinde, ürün hatalarında azalma kaydeder.

- Ürünlerine CE markasını vurmak için etkin bir yol elde eder.

ISO 50001 ENERJİ YÖNETİM SİSTEMİ

ISO 50001

Enerji verimliliğinizi arttırırken aynı zamanda desteklerden de yararlanmak ister misiniz ?

ACAR Kalite Danışmanlık enerji tüketiminizin ve buna bağlı maliyetlerinizin azaltılmasında sistematik bir uygulama olarak ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemini öneriyor.

 

ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi Nedir?

 

Organizasyonların enerji etkinliğinin ve enerji tüketiminin sürekli iyileştirilmesinde başarılı olabilmeleri için sistemli bir yaklaşım sağlar.

Üretim miktarına ve  çalışma saati başına Enerji ve Elektrik tüketimini azaltılmasına yönelik ölçülebilir enerji hedeflerinin oluşturulmasını amaçlar.

Enerjinin tedariği, ölçümler, dokümantasyon, enerji kullanımının raporlanması ve enerji kullanan ekipman, sistem ve süreçlerin oluşturulmasını sağlar.

Standart bağımsız olarak kullanılabilir ancak istenirse mevcut yönetim sistemleri ile entegre edilebilir.

 

03.07.2012 tarihli 28342 sayılı Resmi Gazete’de yayınlanan Enerji Verimliliği Destekleri Hakkında Tebliğ’e göre destekten yararlanmak isteyen işletmelerin, 01.01.2014 tarihinden itibaren ISO 50001 Enerji Yönetim Sistemi belgesine sahip olmaları zorunludur.

Destekten Kimler Yararlanabilir?

Yıllık enerji tüketimleri bin ton eşdeğer petrol ve üzeri olan, ticaret ve sanayi odası, ticaret odası veya sanayi odasına bağlı olarak faaliyet gösteren ve her türlü mal üretimi yapan işletmeler. 

ISO 16949 OTOMOTİV KALİTE SİSTEMİ

ISO/ TS 16949 Otomotiv Kalite Sistemi

Otomotiv üreticileri ISO 9000 Kalite Yönetim Sistemini kabul ettikleri halde bu standardı çok genel bulmuş ve kendi sektörlerinin ihtiyaçlarına göre detaylandırarak yeni standartlar / Teknik spesifikasyonlar geliştirmişlerdir. QS 9000, ISO 9000 Kalite Yönetim Sisteminin otomotiv sektörü için özel bir uyarlaması olup Chrysler, Ford Motor ve General Motor şirketleri tarafından sektör gereksinimleri göz önüne alınarak geliştirilmiş bir standarttır. ISO / TS 16949 ise teknik spesifikasyon olup otomotiv sektörü için var olan kalite sistem gerekliliklerinin evrensel bazda ele alınıp muhtelif belgelendirme tetkiklerinin önüne geçilmesi için oluşturulmuştur.

 

ISO / TS 16949 Uygulamanın Faydaları

 

- ISO/ TS 16949 İle Tedarik zincirinde olası değişikliklerin azalmasını sağlar

- Ürüne olan güveni arttırır

- Pazarda rekabet üstünlüğü artar

- Çalışanların motivasyonu artar

- Firmanızın sisteminin sürekli gelişimini ve büyümesini sağlar

- ISO/ TS 16949 ile Maliyet kayıpları ve fireler azalır

- Verimliliği ve karlılığı artırmak,

- Ürün/hizmet sunumunda müşteri beklentilerini karşılayan tutarlı bir yapı sergilemek,

- Müşteriye sunduğu hizmet kalitesiyle pazar payını genişletmek,

- ISO/ TS 16949 ile İş süreçlerini etkinleştirmek,

- ISO/ TS 16949 ile, üretim ve son kontrollerin etkin olarak yapılabilmesi

- ISO/ TS 16949 ile İşlerin ilk seferde doğru yapılmasını kolaylaştırmak,

- ISO/ TS 16949 ile Hatalardan ve kalitesiz işten kaynaklanan maliyetleri ve azaltmak,

- Hata kaynaklarına ulaşabilmek için gereken hafızayı sağlamak,

- ISO/ TS 16949 ile ISO 9001 İle Kurum içi kalıcı bilgi oluşturmak,

- ISO/ TS 16949 ile Çalışanları katılıma teşvik etmek

- ISO/ TS 16949 ile İşletmenin otomobil sektörüne yönelik uluslararası geçerliliğe sahip bir kalite belgesi edinmesinin getirdiği ticari avantajlardan yararlanabilme (ihracat için kalitenin belge ile ispatlanabilmesi)

GMP

GMP Nedir?, GMP Belgesi Ne İşe Yarar?

İnsan Sağlığını doğrudan etkileyen ilaç, kozmetik, gıda, medikal cihaz gibi ürünlerin güvenilir koşullarda ve sistemde üretilmesi gerekir. Bu ürünlerde kalitede etkin ve güvenilir ürün demektir. 


GMP (Good Manufacturing Practices) başka bir deyişle İyi Üretim Uygulamaları bu ürünlerin hangi koşullarda üretilmesi gerektiği konusunda kılavuzluk eder. Kozmetik ürünlerin üretiminde GMP uygulamaları yeni kozmetik yönetmeliği ile şart haline gelmiştir. ISO 22716 özellikle kozmetik ürünler için hazırlanmış GMP uygulamalarını içeren ve belgelendirilebilen uluslararası standarttır.

Avrupa Kozmetik Yönetmeliğinin yeni temel özelliklerinden birisi de, İyi Üretim Uygulamaları (GMP) ile uyumluluktur. GMP’nin temel amaçlarından birisi, Avrupa Birliği’nde dolaşımdaki kozmetik ürünlerinin kalitesinin ve güvenliğinin sağlanmasıdır. ISO 22716 sertifikasyonu, yönetmelik gerekliliği dışında marka imajınızın gelişmesine yardımcı olur, ihracat işlemlerinizi kolaylaştırır ve ilgili yetkili makamların denetimlerine hazırlanmanızı sağlar.

2013 yılı itibariyle, Avrupa pazarına sürülen tüm kozmetik ürünleri, GMP düzenlemeleri uyarınca üretilmiş olmalıdır. ISO 22716 ile uyumluluk, yetkili makamlar tarafından tanınan GMP ön uyumluluğudur.

ISO 22716 İyi Üretim Uygulamaları Yönetim Sistemini (GMP-Good Manufacturing Practices) Uygulamanın Faydaları

  • Uluslararası ticarette kolaylık sağlar.
  • Üretim yapılırken bu sürece çeşitli bulaşıklıkların (kontaminasyon), karışıklıklar ve hataların engellenmesi için ilgili süreçleri ve bunun için kurulan organizasyonu denetlemeye çalışan bir sitemdir.
  • Bu kalite kontrol siteminde ürünün sürekli takibi ve en sağlıklı şekilde kullanıcıya ulaşması sağlanır.

·    Ürünün en iyi şekil üretilmesini ve kullanıcıya ulaştırmasına dayanır.

  • Firma içinde gıda güvenliği bilincini arttırır.
  • Kamuoyundaki güvenilirlik imajını arttırır.
  • Pazarda rekabet avantajı sağlar.
  • Müşterilerin var olan ya da gelecekte ortaya çıkabilecek isteklerinin karşılanmasını sağlar.
  • Yasal gerekliliklere uyum sağlanır.
  • Doğabilecek cezai durumlarda yasal cezaları azaltır.
  • Çalışanların motivasyonu ve çalıştığı firmadan gurur duymasını sağlar.
  • Üçüncü taraf tetkikçilerden gelecek bilgiler firmaya katma değer sağlar.
  •  

ISO 22716 İyi Üretim Uygulamaları Yönetim Sistemi (GMP-Good Manufacturing Practices) Kurma Aşamaları

Bu uygulama gıda ürünlerinin üretimi ve dağıtımında temel yaklaşımlardan olup ürünlerde kalite sağlamak için hammadde, işleme, ürün geliştirme, üretim, paketleme, depolama, dağıtım aşamalarında kesintisiz uygulanması gereken bir teknikler dizisidir.

İmalat  için  bir kalite yaklaşımıdır ve gıda sanayi çalışanlarının profesyonel çalışmasını temin ederek güvenilir ve etkili ürün üretimini sağlar.

Ayrıca, bir işletmeyi tüm yönleri ile yani, sahip olması gereken temel özellikleri ile ve her üretim süreci için farklı kriterle ele almaktadır. Üretim yeri, çevre, alet-ekipman ve üretim süreci, personel ve hammaddenin kalite ve güvenilirliklerini tanımlar ve kontrol altına alır. İlaç, kozmetik ve gıda sektörünü kapsayan GMP, deterjan ve temizlik ürünlerinin "kozmetik sınıfında" kabul edilmesini sağlayan Kozmetik yasasının kabulüyle bu sektörü de kapsamaktadır. 

Kozmetik ürünlerin üretimini organize etmede ve gerçekleştirmede, ürün kalitesi üzerinde etkisi olabilen insan faktörünün, teknik ve idari faktörlerin etkin bir şekilde kontrol edilen kalite güvence sistemi olan ISO 22716 İyi Üretim Uygulamalarının (GMP) kurulum aşamaları kısaca;

·         Firmanın yönetim ve faaliyet yapısının belirlenmesi

·         Organizasyon ve Personel Yapısının belirlenmesi

·         Fizibilite çalışmasının yapılması

·         GMP’ ye uygun dokümantasyon

·         Hijyen, sanitasyon ile ilgili dokümanlar

·         Çevre kontrolü ve izlenmesi

·         Ekipman, Hammaddeler ve reagenler

·         Proses kontrol, değişiklikler ve validasyon

·         Etiket Kontrolü, Depolama

·         Donor ve Hasta Uygunluğu, gizliliği

·         Teslim, alma, teslim etme, ürün testi ve dağıtım

·         Kayıtlar, Takip, Hata raporlama, Hata düzeltme

·         Süreçlerin tespit edilerek, süreç akış şemalarının oluşturulması

·         İç tetkiklerin yapılması. (Kuruluş içi denetim)

·         Yönetimin Gözden Geçirme toplantısının yapılması

·         Sürekli İyileştirme çalışmaların yapılması

·         Belgelendirme çalışmalarının yapılması

 
ACAR KALİTE, ISO 22716 GMP Danışmanlığı sürecinde güncel uygulamaları göz önünde bulundurularak sistemin kurulması ve devamlılığın sağlanması konusunda faaliyetlerini etkin bir şekilde yürütmektedir.

BRC

BRC (British Retail Consortium) İngiliz süpermarket zincirleri birliği tarafından yayınlanmış, gıda kalitesi ve güvenliğini sağlamak için dokümante edilmiş onayı gerekli kılan bir standarttır.

İncelendiğinde İngiliz perakende gıda pazarının %38’ini perakendeci markalarının (Retailer Brands) oluşturduğu görülmektedir. Bu ürünler kalite açısından markalı ürünlerden aşağı kalmamakla beraber fiyat açısından tüketiciye cazip gelebilmektedir. Aynı zamanda yiyecek satışlarının %60’ının da 5 büyük perakendeci tarafından yapıldığı göz önüne alınırsa bu firmaların kalite, fiyat ve yenilikler konularında nasıl agresif bir rekabet içinde oldukları anlaşılabilir. Bunun sonucunda İngiltere, yurtdışından büyük miktarlarda ürün ve girdi satın almakta ve ürün güvenliğini sağlamak için de BRC Teknik Standartlarının, Kalite Yönetim Sistemlerinin ve diğer spesifik gerekliliklerin uygulanmasını şart koşmaktadır.

BRC İngiltere’de perakende ticareti temsil eden ticari bir örgüttür. Bu örgütün üyeleri büyük mağazalardan köşe başı büfelerine kadar farklı büyüklükte olabilir. BRC perakendeciliği ve tüketiciyi etkileyen birçok konu ile doğrudan ilgilenmektedir ve lobi faaliyetleri ile İngiltere ve AB’de bu noktalara dikkat çekmeye çalışmaktadır.

 

BRC Nedir?

BRC’nin başlıca amacı, uluslararası kabul görmüş gıda güvenliği standartlarını kapsayıcı bir çerçeve oluşturmak ve gıda güvenliğinin gelişmesine yardımcı olmaktır. Biçim ve içerik açısından standart, gıda üreticilerinin çalışma sistemleri hakkında fikir verebilecek şekilde tasarlanmıştır. Böylece gıda güvenlik kriterleri ve takip prosedürlerinin standardizasyonu sağlanmıştır.

2001 yılında BRC ve IoP birlikte bir teknik standart yayınlayarak hem gıda üreticilerinin hem de perakendecilerin yasal zorunluluklarını karşılamada destek olacak bir doküman hazırlamıştır. Bu standart sayesinde gıda ürünleri için ambalaj temin eden işletmelere yönelik ortak bir değerlendirme süreci tariflenmiş ve bu sayede tüketicinin korunması sağlanmıştır. Ambalaj endüstrisinin, kullanılan malzeme, prosesler ve teknolojiler açısından bakıldığında çok farklı uygulamalara sahip olduğu ortadadır. Sektörün profesyonel temsilcisi olarak BRC bu standardın gerekliliklerinin sektörde pratik olarak uygulanabilir olduğunu garanti altına almıştır.

BRC / IoP Standardının hedefi İngiltere’deki herhangi bir perakendeciye, onun tedarikçisine veya diğer Standardı kullananlara ambalaj malzemesi temin eden firmalar için gerekli olan güvenlik, kalite ve uygulama kriterlerini belirlemektir. Standardın formatı ve içeriği firmanın tüm varlıklarını tetkik edebilecek şekilde dizayn edilmiştir ve bu tetkik akrediteli bir 3. taraf belgelendirme kuruluşu tarafından yapılmalıdır. Bu standardın amaçları arasında şunlar vardır:

  • Aynı firmaya aynı amaçla birden fazla denetim yapılmasını engellemek,
  • Farklı müşterilerin birbiriyle çelişen taleplerini azaltmak ve/veya ortadan kaldırmak,
  • Tüm sektör için geçerli olan ‘iyi uygulama’ları (best practice) yaygınlaştırmak,
  • Yerel değerlendirme yapılmasını desteklemek (Standart uygulanırken temel prensiplerden taviz vermeden firmanın ait olduğu kültür ve içinde bulunduğu ülkenin koşullarına göre değerlendirilmesini sağlamak amacıyla),
  • ‘Fair trade’ kuralları çerçevesinde açıklık ve şeffaflığı garanti altına almak,
  • Standardın geliştirilmesi ve revizyonunda teknik danışman komitelerinin yanında doğrudan sektör yatırımcılarının da yer almasını sağlamak,
  • Standardı ve destek proseslerini sürekli gözden geçirmek ve geliştirmek.

 

BRC Uygulamanın Faydaları

BRC standardının uygulanması sayesinde içinde aşağıda listelenenlerin de bulunduğu birçok fayda sağlanabilir:

  • Akredite edilmiş bir 3. taraf belgelendirme kuruluşu tarafından değerlendirilmek ve belgelendirilmek sektör içinde belli bir ayrıcalık sağlar.
  • Hem üreticiler hem de tedarikçiler için geçerli olan ortak ölçme ve değerlendirme kriterleri, gıda perakendecileri ve tedarik zinciri içindeki diğer organizasyonların değerlendirme yapmasında yardımcı olur.
  • Standard; kalite, hijyen ve ürün güvenliği konularını detaylı bir şekilde kapsadığından bu konulara yönelik başka sertifikasyon hizmeti alınmasına gerek kalmaz.
  • Yapılan denetimler ve ortaya çıkan düzeltici faaliyetlerin takip edilmesi ile belgelendirilen firma sürekli gelişen ve iyileşen bir kalite, hijyen ve ürün güvenliği sistemi kurmuş olur.
  • Mevcut sistemlerin en iyi uygulamalar olması ve güvenli paketleme üretimini sağlamak için çalışması için güvence sağlar.
  • Tanınan bir standartla belgelendirilerek artan müşteri tatmini.
  • Müşteri şartlarını karşılayarak artan pazarlara erişim.
  • Bir tedarikçi ile geniş çaplı belgelendirmenin birleştirilmesi.
  • BRC Standardı şartları ile ISO 9001:2008 şartları arasında bir sinerji olduğundan, birleştirilmiş bir tetkik iki ayrı tetkike kıyasla bir ölçüde maliyet tasarrufu sağlayabilir.

 

RC STANDARTLARI

BRC Müşteri Ürünleri (Customer Products)

Özel markalı ürünlerle ilgili yasal yükümlülükler tedarikçilerin teknik yeterliliklerinin onaylanmasını da içeren faaliyetleri kapsar. Bu standart tüketici ürünleri tedarik eden firmaların belgelendirilmelerinde genel bir temel sağlayarak perakendecilerin yasal yükümlülüklerini yerine getirebilmelerine ve tüketicilerin korunmasına yardımcı olur. Müşteri ürünleri ile ilgili olan BRC Standardının bazı bölümleri genel olarak uygulanabildiği gibi bazı bölümleri ürüne özel uygulanır.

Genel bölümler; imalat, ham madde alımı, hazırlık, geliştirme, paketleme ve depolama alanları, personel alanları, fiziksel, kimyasal ve biyolojik ürün kontaminasyonu riski, tehlike ve risk yönetim sistemi, ürün dizayn/geliştirme, personel hijyeni ve eğitim

BRC / IOP Teknik Standardı- Ambalaj Malzemeleri

BRC ve IOP (Ambalajlama Enstitüsü) standardı perakendecilere ve gıda üreticilerine yasal yükümlülüklerini yerine getirme hususunda yardımcı olması amacıyla hazırlamıştır. Standart perakendecilere gıda ürünleri için ambalaj tedarik eden firmaların denetlenmesi için genel bir temel oluşturarak tüketicilerin korunmasını sağlamaktadır.

BRC - Gıda Standardı

Gıda üretim tesislerinde minimum hijyen standardının sağlanması amacıyla BRC büyük İngiliz perakendecileriyle “BRC- Gıda Standardını” yayınlamıştır. Bu standarda uygunluğun sağlanabilmesi için gıda endüstrisi (tedarikçiler) altı temel kriteri yönetim sistemlerine adapte etmelidirler.

Standart; HACCP Sistemi, Kalite Yönetim Sistemi, Tesis Çevre Standartları, Ürün Kontrolü, Süreç Kontrolü, Personel bölümlerinden oluşmaktadır.

BRC Gıda Standardı, gıda işlenmesini kategorize etmiş ve 6 başlık altında inceleyip yayınlamıştır. Firmalar belgelendirme başvurusu yaparlarken bu kategorileri inceleyip kendileri için uygun olan kategori üzerinden başvuru yapmalıdırlar.

1.     İşlenmemiş et ve balık ürünleri (Kırmızı ve beyaz et- balık, işlenmemiş et ve balık ürünleri)

2.     Üretim (Taze ve dondurulmuş meyve ve sebze)

3.     Günlük Yiyecekler(süt ve süt ürünleri, yumurta

4.     Pişirilerek dondurulmuş, yemeğe yada pişirmeye hazır et ve balık ürünleri

5.     Çevre koşullarına dayanıklı, ısı korumalı, paketli gıda ürünleri

6.     Çevre koşullarına dayanıklı diğer gıda ürünleri (içecekler, unlu mamuller, kurutulmuş gıdalar, hafif gıda ürünleri ve kahvaltı tahılları, sıvı ve katı yağlar, gıda katkı maddeleri)

Standardın ilkeleri

  • Değerlendirmenin tekrarlanmasını en aza indirmek
  • Saydamlığı ve dürüst ticaret mevzuatına uygunluğu temin etmek
  • Standartları ve destek süreçleri sürekli gözden geçirmek ve iyileştirmek
  • En iyi uygulamaları yaygınlaştırmak

Şartlara aşağıdakiler dâhildir

  • Organizasyon
  • Tehlike ve risk yönetimi sistemi
  • Teknik Yönetim Sistemi
  • Fabrika standartları
  • Kirlilik kontrolü
  • Personel (hijyen, ham madde işleme, sağlık, depolama alanları)

Bu şartlar ISO 9001:2008 standardının ana unsurlarını da içermektedir. Eğer ISO 9001:2008 şirkette kurulu ise, BRC/IoP Paketleme Standardını uygulamak için gerekli çalışma en aza inecektir.

HİJYEN DENETİMİ

Hijyen Muayenesi ve Denetimleri

Gıdaların güvenliği ve hijyeni sağlamadaki ana neden; gıdanın üretim safhasındaki her bir halkanın güçlendirilmesine dayanmaktadır.Halkanın güçlendirilmesinde nelere dikkat edilmesi gerektiğine dair standartlar ve zincirin halkalarında bulunan çiftçi, mezbaha çalışanları, gıda işleyicileri ve satış yapanların bu kurallara uymaları ve gıda zincirinde kendilerinden sonra gelen kişilere gıda güvenliği ve hijyen ile ilgili bilgiyi aktarmaları çok önemlidir.

Hijyen denetimleri denilince; üründe bozulma tüketicide zehirlenme ve enfeksiyonlara neden olabilen her türlü etken ve maddenin gıdalara bulaşma yollarının araştırılması, ortaya konulması ve alınacak önlemlerin planlanmasıyla ilgili işlemler anlaşılır.İşletmelerde sağlık açısından doğabilecek çeşitli riskleri en aza indirmek, hatta tamamen yok etmek için hijyen kontrollerine gereken önemin verilmesi şarttır.Çünkü işletmelerde hijyen elde edilecek olan ürünün kalite güvencesinin sağlanmasında en önemli faktördür ve ancak düzenli bir hijyen programı ile kaliteli ve güvenilir gıdalar satışa sunmak mümkün olabilir.

Hijyen Denetim Prosedürü:

Fizibilite Çalışması Yapılan ön incelemeler sonucunda, işletmenin sahip olduğu bölümler ve bu bölümlere ait ön denetim yapılır.

Denetimler / Kontroller:

Yapılan aylık denetimlerde işletme; Mal kabul koşulları, depolama koşulları, işleme/üretim koşulları, satış/servis koşulları, temizlik, dezenfeksiyon, pest mücadele, katı atıklar, alet-ekipman, zemin, duvar, tavan, lavabo-tuvalet, aydınlatma, havalandırma, personel-portör muayenesi, personel-el /vücut hijyeni, personel-kılık / kıyafet ve genel düzen yönünden detaylı hijyen kontrolleri yapılır


Laboratuar Analizleri:

TS 13027 Gıda Üretim Yerlerinde Hijyen ve Sanitasyon Genel Kurallar Standardına denetimlerde alınan hava, personel (el), alet-ekipman ve tezgah yüzeylerine ait swap örnekleri laboratuarda analiz edilir. Ayrıca işletmenin talebine göre ürün ve suların laboratuar analizleri yapılır. 

Raporlandırma:

Hijyen denetimi ve laboratuar analiz sonuçları bir rapor halinde sunulur.

 

Gıda İşletmelerinde Hijyen ve Sanitasyon Muayenesi

Fert ve toplum olarak insan sağlığının korunması ve geliştirilmesi, yüksek seviyede uzun süre devam etmesi için, sağlıkla ilgili bütün bilgilerin bir sentezi olan hijyen çok geniş bir kapsama sahiptir. 


Gıda hijyeni gıda üretimi, depolanması ve tüketiminin sağlığa uygun koşullarda yapılması olarak tanımlanmaktadır. Gıda işletmelerinde sanitasyon ise, sağlıklı ve güvenilir ürün eldesi için hijyenik koşulların sağlanmasına yönelik bir bilimsel uygulama olarak tanımlanmaktadır.

İnsan sağlığını tehdit eden mikroorganizma’ların bulundukları ortamdan olabildiğince uzaklaştırılmasıdır. Sanitasyon sağlanmasında personel açısından karşılaşılan sorunda taşıyıcılık sorunudur. Taşıyıcı insanlar, patojen ( hastalık yapıcı) mikroorganizma’yı vücutlarında kendileri etkilenmeden taşırlar ve bunları temas ettikleri her yere yayarlar. Bu durum taşıyıcı tarafından bilenemeyeceği için tehlike daha da büyümektedir. Gıda endüstrisindeki uygulamaları itibarı ile sanitasyon, hijyenik ve sağlıklı koşulların oluşturulması ve korunması çerçevesinde alınan tüm önlemler olarak tanımlanmaktadır. Bu nedenle de gıda ve çevre sanitasyonunun bir bütün olarak ele alınması, işletme-üretim-depolama-dağıtım evrelerinde özellikle personel-ekipman-alt yapı açısından ihmal edilmeden uygulanması gerekmektedir.

İşletme sanitasyonu, ürün güvenliği ve tüketici sağlığı açısından son derece önemlidir. Hijyen ise, sanitasyonla iç içe olup her ikisi birbirini tamamlayan kavramlardır. Gıda hijyeni ise sağlıklı gıda üretimi amacıyla çiftlikten sofraya kadar her aşamada uygun koşulların temini için yapılan tüm çalışmaları kapsamaktadır. Diğer bir deyim ile hijyen; ”tüm aşamalarda sağlık güvenilirliğini ve kalite korunumunu sağlamak için gerekli önlemler” olarak tanımlanmaktadır.

Alt yapı koşulları, çalışma ortamları, teknik donanımları, alet ve ekipmanları, çevresel faktörler, personel şartları Gıda Mevzuatlarına uygun olarak muayene edilmektedir. 27009 sayı ile 26.09.2008 Tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış olan Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmelik ve TS 13027 Gıda Üretim Yerlerinde Hijyen ve Sanitasyon Genel Kurallar Standardına göre Muayene faaliyetleri, sektörel riskler ve mevzuatlar doğrultusunda alanında Uzman Gıda Mühendisleri, Kimya Mühendisleri, Veteriner Hekimler ve Biyologlar/Mikrobiyologlar tarafından yürütülmektedir.

Bu hizmeti talep eden Öncelikli Gıda Yerleri arasında Gıda Üreticileri, Gıda ile Temas Eden Malzeme Üreticileri, Gıda Satış Yerleri, Gıda Depoları, Oteller, Marketler, Cafeler, Restaurantlar, Toplu Yemek Üreticileri, Büfeler, Private Label Üreticileri yer almaktadır.

Analizlerimiz TS EN ISO/IEC 17025:2005 standardına göre akredite olmuş Deney Laboratuarında yapılmaktadır. Muayene faaliyetlerinin her aşamasında konusunda uzman Gıda Mühendisleri, Kimya Mühendisleri, Veteriner Hekimler ve Biyologlar görev almaktadır.

Gıda İşletmelerinde Hijyen ve Sanitasyon Muayenesinin Faydaları

• Yasal Mevzuatlara uyum sağlanır.
• Mevcut veya olası tehlikelerin belirlenmesi sağlanır.
• Müşteri Şikâyetlerinde azalma sağlanır.
• Periyodik denetimler sayesinde personellerin kontrollü çalışması sağlanır.
• Periyodik denetimler ile işletmenizin hijyen gelişimini izleyebilirsiniz.
• Mesleki yeterliliğe sahip personeller tarafından işletmenizin durumu raporlanır.
• Tarafsız bir göz ile check-up olanağı elde edilir.

Gıda İşletmelerinde Hijyen ve Sanitasyon Muayenesinin Süreci

İşletme Şartlarının Denetlenmesi: 27009 sayı ile 26.09.2008 tarihli Resmi Gazetede yayınlanmış olan Gıda Güvenliği ve Kalitesinin Denetimi ve Kontrolüne Dair Yönetmelik ve TS 13027 Gıda Üretim Yerlerinde Hijyen ve Sanitasyon Genel Kurallar Standardına uygun olarak hazırlanmış Soru Listeleri üzerinden gerçekleştirilir.

Laboratuar Analizleri

Ortam Havasının Mikrobiyal Yükünün Ölçümü: AIR SAMPLER (Hava Örnekleyici) Cihazı ile alınan örnekler laboratuarlarda analiz edilir ve Ortam Havasının Mikrobiyal yükü belirlenir.

Personel Hijyeni: Personellerin elinden Swap ile alınan örnekler akredite laboratuarda analiz edilir.

Yüzey Hijyen Kontrolleri: İşletme içerisindeki yüzeylerden ( tezgahlar, duvarlar, alet-ekipmanlar v.b.) swap ile alınan örnekler laboratuarda analiz edilir.

İçme-Kullanma Sularının Kontrolü: İşletmede kullanılan sulardan alınan örnekler laboratuarlarda analiz edilir. 

Değerlendirme ve Raporlama: Yapılan işletme denetim sonuçları ve laboratuar analiz sonuçları değerlendirilir, değerlendirme sonuçları rapor halinde tarafınıza sunulur.

Muayene Raporunun Düzenlenmesi: Muayene Sonuç Raporu tarafınıza gönderilir.

CE BELGESİ

Conformite Europeene 'Avrupa Normlarına Uygunluk' anlamına gelmektedir. CE uygunluk işareti, üzerine vurulduğu ürün ya da ürün grubunun sağlık, güvenlik, çevre ve tüketicinin korunması açısından sahip olması gerekli asgari şartları “Yeni Yaklaşım Direktiflerine” uygun olarak sağladığını gösteren bir işarettir. CE işareti bir kalite işareti veya ürünün kalitesinin onayı değildir. Ürünün ilgili direktiflerinde belirlenen tüm şartlara uygun olarak üretildiğini ve kontrol edildiğini göstermektedir.

CE işareti, bir ürün  pasaportu gibi Avrupa Birliği pazarında ürünün serbest dolaşımını sağlamakta ve işaretlenmemiş ürünler Avrupa Birliği ülkelerine girememektedir.

 

CE İşareti Nedir?

1-) CE İşaretinin Tarihsel Gelişimi

2-CE Uygunluk İşareti (markalama) Danışmanlık Süreci

3-CE Uygunluk İşaretinde Modüler Yaklaşım

4-CE İşareti Taşıması Gerekli Olan Ürünler

5-CE Uygunluk İşareti (Markalaması) ile ilgili kurallar

6-CE İşareti Koymak İçin Yapılması Gerekenler

7-CE Markasının ürün üzerine Basılması Talimatı

8-CE İşaret Denetim ve Belgelendirilmesi

9-CE Başvuru Formu

 

Conformite Europeene 'Avrupa Normlarına Uygunluk' anlamına gelmektedir. CE uygunluk işareti, üzerine vurulduğu ürün ya da ürün grubunun sağlık, güvenlik, çevre ve tüketicinin korunması açısından sahip olması gerekli asgari şartları “Yeni Yaklaşım Direktiflerine” uygun olarak sağladığını gösteren bir işarettir. CE işareti bir kalite işareti veya ürünün kalitesinin onayı değildir. Ürünün ilgili direktiflerinde belirlenen tüm şartlara uygun olarak üretildiğini ve kontrol edildiğini göstermektedir.

CE işareti, bir ürün  pasaportu gibi Avrupa Birliği pazarında ürünün serbest dolaşımını sağlamakta ve işaretlenmemiş ürünler Avrupa Birliği ülkelerine girememektedir. 

Yeni Ürün Sorumluluğu Yasası'na göre, ilgili üründen dolayı bir kaza olursa veya AB ülkelerinden biri, ürünün, CE işaretinin gereklerine uymadığını, yani yeterince güvenli olmadığını iddia ederse, üretici, kendisinin bütün önlemleri aldığını ispatlamak zorundadır. Yanlış veya eksik yapılan CE işaretlemesi çalışmalarının üreticilere büyük zararlar verebilmektedir. Üretici, ürettiği üründen sorumludur. 

 

Dış ticaretimiz açısından, bu işareti taşıması gerektiği halde taşımayan ürünün AB üyesi ülkelere ihracatı mümkün değildir. İç pazarımız açısından ise, mevzuat uyumu tamamlanmış ve zorunlu uygulamaya girmiş ürün yönetmelikleri kapsamına giren ürünlerden CE İşareti taşıması gerektiği halde taşımayan ürünlerin ülkemiz piyasasına surulmesi de mümkün bulunmamaktadır. 
 

Türkiye AB’nin teknik mevzuatına ve CE işaretlemesi sistemine tam uyum sağlayıncaya kadar yurtiçinde dolaşan ürünlere CE işareti iliştirilmesi zorunlu değildir. Katılım Ortaklığı Belgesi’nde 2002 yılı başına kadar, Ulusal Program’da ise kısa vadede tamamlanması öngörülen AB teknik mevzuatına henüz tam uyum sağlanamamıştır. Bu nedenle, uyum sağlanıncaya dek, yurtiçinde satılmak için tasarlanmış ürünlere CE işareti iliştirilmesi gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır.

 

Ancak, CE işaretlemesinin temelde tüketici sağlık ve güvenliğini korumayı ve piyasada dolaşan ürünlerin asgari güvenlik koşullarına uymasını sağlamayı hedeflediği unutulmamalıdır. Bu aşamada Türk üreticilerinin ürünleri ile ilgili direktifleri incelemeleri ve gerekiyorsa üretim süreçlerinde değişikliğe giderek, belgelendirme işlemleri için hazırlıklara başlamaları gerekmektedir. En kısa zamanda Türkiye’nin AB’nin ilgili mevzuatına uyum sağlaması hem Türk ürünlerinin AB ve uluslararası piyasalardaki kredibilitesini artıracak hem Türk tüketicilerinin güvenli ve sağlıklı olduğu onaylanmış ürünlere sahip olmasını sağlayacaktır. 

 

1-CE İşareti Tarihsel Gelişimi


Avrupa Birliği ülkeleri 1946 yılında imzalanan Roma Anlaşması’ndan beri bir iç pazar oluşturmak için uğraşmışlardır. Oluşturulacak bu tek pazarda malların, hizmetlerin, insanların ve sermayenin serbest olarak dolaşması sağlanacaktır. Malların serbest dolaşımı, Avrupa Birliği’ne üye ülkelerin kendi ulusal güvenlik ve sağlık koşullarını kendilerinin düzenlemesi serbestisi yüzünden uzun yıllar boyunca engellenmiştir. Farklı teknik ürün düzenlemeleri ve test prosedürleri Avrupa Birliği’ne üye ülkeler arasında ticari engellerin oluşmasına neden olmuş bu da tek pazar amacına ters düşmüştür. Sonuçta Avrupa Komisyonu ve Kurulu, Avrupa Adalet Mahkemesi’nin birçok kararından esinlenerek üye ülkelerin ulusal yasalarını uyumlaştırarak ticari engelleri kaldırmayı amaçlamıştır. Bu uyumlaştırmanın sonuçlarından biri olan CE Uygunluk İşareti işlemleri aşağıdaki şekilde yürütülür,

 

  • Ülkelerin çeşitli tüketim ve sanayi ürünleri için geçerli olan mevzuatları birbirleriyle
  • uyumlaştırılacaktır. Böylece Tek pazar oluşumu özendirilir,
  • Üreticilerin maliyetleri azaltılır,
  • Ürünlerin güvenliği artırılır.
  • Ürün yetkili kuruluşlarca kontrol edilir.

Bu durumda CE Uygunluk İşareti üreticilere yarar sağlayacaktır

 

2-CE Uygunluk İşareti (Markalama) Danışmanlık Süreci 


Öncelikle ürününün CE işareti taşıması gerekip gerekmediğine karar verecek olan firmanın (ürünü ilgili direktifler çerçevesinde yer alıyorsa gerekiyor demektir), daha sonra, ilgili direktifi incelemesi gerekmektedir. CE işaretinin ürüne iliştirilmesine yönelik işlemler direktiflerde belirtilmektedir. Bu konuda iki farklı alternatif bulunmaktadır:

 

Düşük risk grubundaki ürünler; Firmalar, gerekli test laboratuarlarını kendi bünyelerinde oluşturdukları ve ürünlerinin temel gereklere ve ilgili güvenlik koşularına uyduğunu, yaptıkları testler sonucunda kanıtladıkları takdirde, ürünlerinin ilgili standartlara (ve dolayısıyla direktife) uygun olduğuna karar vererek, ürün üzerine gerekli işareti kendileri iliştirebilirler. Aynı zamanda üreticinin ürüne eşlik edecek bir uygunluk beyanında da bulunması gerekmektedir.

 

Yüksek risk grubundaki ürünler; Normal koşullar altında ihtiyari bir sistem olan akreditasyon, yüksek risk grubundaki ürünler için zorunludur. Söz konusu ürün grubuna bazı tıbbi cihazlar ve bazı makineler girmektedir. Bu durumda ürünün, ilgili akreditasyon kurumunun denetleyerek “onaylanmış kurum” statüsü verdiği ve bu statünün Avrupa Topluluğu Resmi Gazetesi’nde (ATRG) yayınlanarak resmileştiği bir kurum tarafından test edilmesi ve CE işaretinin bu kurumun onayı ile iliştirilmesi gerekmektedir.

 

Bu çerçevede, bir firmanın ürününe CE işareti iliştirebilmesi için gerekli işlemler (Dış Ticaret Müsteşarlığı web sitesinde yer aldığı şekliyle) aşağıda sıralanmaktadır.

 

İlgili direktifin belirlenmesi,

 

İlgili AB standardının tespiti,

 

Ürünün ihraç edileceği AB üyesinde uygulanan (eğer hala mevcutsa) ulusal kuralların tespiti,

 

Ürünün ilgili Yeni Yaklaşım Direktifinde/Direktiflerinde yer alan temel gereklere uygunluğunu tespit etmek için öngörülen uygunluk değerlendirme yönteminin (modülün) tespiti,

 

Ürünün temel gereklere uygunluğunun tespiti için Onaylanmış Kurum’a başvurulması gerekip gerekmediğini belirlenmesi, [her halükarda, uygunluk değerlendirme işlemlerinin tamamlandığından emin olmak açısından, talep edilen tüm test ve uygunluk kriterlerini tamamlamak için bir onaylanmış kurum ile işbirliği içinde çalışılması tavsiye edilmektedir], Teknik Dosyanın (malın tanımı, çizimi, çalışma prosedürleri, temel gerekler, tasarım/deney belgeleri vb.nin yanı sıra ilgili Direktif/Direktiflerde talep edilen diğer rapor ve belgeleri içerir) muhafazası, Uygunluk değerlendirmesi sonrasında Uygunluk Beyanı’nın ve talep edilen destekleyici delillerin hazırlanması, Ürünün üzerine, etiketine, ambalajına veya beraberindeki belgeye CE işaretinin doğru olarak iliştirilmesi.

 

3-CE Uygunluk İşaretinde Modüler Yaklaşım 

 

1990 yılından bu yana CE işaretlemesi sisteminde “modüler” bir anlayış uygulanmaktadır. Modüler anlayışın temel amacı, uygunluk değerlendirme yöntemlerini, ürünlerin özelliklerini ve taşıdıkları risk oranlarını dikkate alarak belirlemektir. Direktiflerde yer alan teknik gereklere uyum prosedürü, bu modüller çerçevesinde hazırlanmaktadır. Ürün ve ürün grubuna göre değişiklik gösteren uygunluk değerlendirme yöntemi sekiz modülden bir veya birden fazlasını içerebilir.

 

Modül A: Üretimin İç Kontrolü (Internal Control of Production)Hem tasarım hem üretim safhalarını içeren bu modülde üretici, ürünün ilgili direktiflere uygunluğunu beyan eder, tasarım, üretim ve kullanımını açıklayan teknik dökümanları hazırlar. Onaylanmış kurumun müdahalesi gerekmemektedir.

 

Modül B: AB Tip İncelemesi (EU Type Examination): Yalnızca tasarım aşamasını kapsayan bu modül genellikle uygunluk beyanı ile birlikte kullanılır. CE işareti şartı aranmayan bu modül çerçevesinde onaylanmış kurum, ürün örneğini ilgili direktif doğrultusunda test eder.

 

Modül C: Tipe Uygunluk Beyanı (Conformity to the Type): Üretim aşamasına yönelik olan bu modül tek başına yeterli değildir ve AB Tip İncelemesi modülünden (Modül B) sonraki bir aşamayı temsil eder. Ürünün ilgili direktif gereklerine uyduğunu kanıtlamak için kullanılan bu modül sonucunda üretici ürününe CE işareti iliştirir ve uygunluk beyanında bulunur.

 

Modül D: Üretim Kalite Güvencesi (Production Quality Assurance): Üretim aşamasını kapsar ve Modül B’yi takip eder. Onaylanmış bir kurum tarafından test edilme ve onaylanma sürecini içerir. İzlediği süreç ISO 9000’nin üretim, tesis ve satış sonrası hizmet kapsamı (eski ISO 9002) ile benzerlik gösterir. Üretim sürecine yönelik bir kalite güvence sistemi kurulmasını öngörür. Nihai ürün denetimi ve testleri imalatçı tarafından gerçekleştirilir.

 

 

Modül E: Ürün Kalite Güvencesi (Product Quality Assurance): Üretim aşamasını kapsar ve Modül B’yi takip eder. Onaylanmış bir kurum tarafından test edilme ve onaylanma aşamasını içerir. İzlediği süreç ISO 9000’nin son kontrol ve testler à alım + ambalaj + satış sonrası hizmet [üretimi içermez] kapsamı ile benzerlik gösterir (eski ISO 9003). Üretim sürecine yönelik bir kalite güvence sistemi kurulmasını öngörür. Nihai ürün denetimi ve testleri imalatçı tarafından gerçekleştirilir.

 

Modül F: Ürün Doğrulaması (Product Verification): Sadece üretim aşamasına yönelik olan bu modül genellikle Modül B ile birlikte kullanılır. Onaylanmış bir kurumun, ürünün teknik dokümanlara veya tip incelemesindeki tanımlara uygunluğunu denetlediği modül çerçevesinde yazılı uygunluk belgesi ile birlikte ürüne CE işareti iliştirilir.

 

Modül G: Birim Doğrulaması (Unit Verification)Hem tasarım hem üretim safhalarını kapsayan bu modül çerçevesinde, onaylanmış kurumun, ürünün ilgili direktiflere uyduğunu bildirmesi ve yapılan testler neticesinde ürünün CE işareti taşıması gerekir.

 

Modül H: Tam Kalite Güvencesi (Full Quality Assurance): Hem tasarım hem üretim safhalarıyla ilgili olan bu modülün uygulanması için onaylanmış bir kurum tarafından kalite güvence sisteminin [ISO 9000’nin tasarım + geliştirme + üretim + tesis + satış sonrası hizmet kapsamını (eski ISO 9001)] gözetildiği denetlenir. Bu modülde üretici AB gözetimine tabidir ve ürünün üzerine CE işareti iliştirilmesi gerekir.

 

Kısaca: Modül A, G ve H hem tasarım hem üretim aşamalarını; Modül B sadece tasarım aşamasını; Modül C, D, E ve F ise sadece üretim aşamasını kapsar.

 

4-CE İşareti Taşıması Gerekli Olan Ürünler (Yeni Yaklaşım Direktifleri)   

§ Yeni Yaklaşım anlamında bir üretici Topluluk pazarına kendi adına sürmek amacıyla bir ürünün tasarım ve üretiminden sorumlu kişidir. 
 

§ Üretici, Topluluk pazarına sürülmesi planlanan ürünün tasarım ve üretimini, uygulanan ilgili yeni yaklaşım direktiflerinin temel gereklerine uygunluğunun değerlendirilmesini temin etmekle yükümlüdür. 
 

§ Üretici hazır ürünler, hazır parçalar veya bileşenler kullanabilir veya işlerini bir taşerona yaptırtabilir. Ancak, genel kontrol sürekli üreticide olmalı ve üretici ürünle ilgili sorumluluk almak için gerekli yeterliliğe sahip olmalıdır.

 

Üretici, kendi adı altında Topluluk piyasasına sürmek amacıyla, bir ürünün tasarım ve üretiminden sorumlu olan gerçek veya tüzel kişidir. Üreticinin sorumlulukları, kendi adına ürünü Topluluk piyasasına sürmek amacıyla, ürünü monte eden, paketleyen, işleyen veya hazır yapım ürünleri etiketleyen gerçek veya tüzel kişilere de uygulanır. Ayrıca, üreticinin sorumluluğu ürünün kullanım amacını farklı temel gerekleri uygulamaya ihtiyaç duyuracak şekilde değiştiren veya yeni kabul edilebilecek bir ürün ortaya çıkaran kişilere de uygulanabilir.


 

Üretici ürünü kendi başına tasarlayabilir ve üretebilir. Alternatif olarak, kendi adına Topluluk pazarına sürülmek üzere bir başkasına tasarımı, üretimi, montajı, paketlemeyi, işlemeyi ve etiketlemeyi yaptırabilir ve kendini üretici olarak tanıtabilir. Bir taşeronun görevlendirildiği yerde, üretici ürün üzerindeki kontrolünü korumalı ve Yeni Yaklaşım Direktifleri kapsamındaki sorumlulukların yerine getirmesi için gerekli bilgileri sağlayabilmelidir. Faaliyetlerinin bazılarını veya tamamını taşerona veren üretici sorumluluklarını ortadan kaldıramaz, örneğin; yetkili temsilciye, dağıtıcıya, toptancıya, perakendeciye, kullanıcıya veya taşerona aktaramaz.


 

Üretici, ürünü kendisinin tasarlayıp üretmesine veya ürünün kendi adı altında piyasaya sürülmesinden dolayı üretici olarak kabul edilmesine bakılmaksızın, ürünün ilgili uygulanan direktiflere uygunluğunun değerlendirilmesi için tek ve nihai sorumludur.

 

Üretici;

 

  • Ürünün ilgili direktif veya direktiflerde belirlenen temel gereklere uygun olarak tasarlanması ve üretilmesi ve
  • Ürünün uygunluk değerlendirmesinin ilgili direktif veya direktiflerde belirlenen prosedürlere uygun olarak gerçekleştirilmesinden sorumludur.

Üretici ilgili Yeni Yaklaşım Direktiflerinin bütün hükümleri ile uyumlu olan ürünlerin sorumluluğunu taşımayı mümkün kılabilecek tasarım ve üretim bilgisine sahip olmakla yükümlüdür. Bu, imalatçının ürünü kendi başına tasarladığı, ürettiği, paketlediği ve etiketlediği durumlar ile bu işlemlerin bazılarını veya tamamını bir taşerona yaptırdığı durumlara eşit olarak uygulanır. 

 

Uygunluk değerlendirmesine gelince, üreticinin sorumluluğu uygulanan prosedüre bağlıdır. Genel bir kural olarak, üretici üretim sürecinin ürünün uygunluğunu sağlamasını, CE işaretinin ürüne iliştirilmesini, teknik dosyanın hazırlanmasını ve AT uygunluk beyanının düzenlenmesini teminen gerekli bütün önlemleri almalıdır. Direktife bağlı olarak, üreticinin test ve belgelendirme için ürünün üçüncü bir tarafa (genellikle bir onaylanmış kuruluşa) göndermesi veya bir onaylanmış kuruluşun belgelendirdiği kendi kalite sistemine sahip olması gerekebilir. Ayrıca, bazı direktifler tamamlayıcı hükümler getirmektedirler( ürüne açıklama bilgilerinin eşlik etmesi gereği gibi). 

 

Direktifler genellikle üreticinin ürünün üzerinde tanıtılmasını gerektirmektedir örneğin; ürünün üzerindeki bir işarette veya ürünün beraberindeki bir belgede belirtilerek. Ancak, bazen ürünün tasarımı ve üretiminden gerçekte kimin sorumlu olduğunun belirlenmesi mümkün olmaz. Aksi öngörülmedikçe, bu durum ürünü Topluluk pazarına süren kişinin(örneğin; yeni veya kullanılmış bir ürünü üçüncü bir ülkeden ithal eden gerçek veya tüzel kişi) sorumluluğunu azaltmaz. Buna göre, ürünü Topluluk pazarına süren kişi ürünün ilgili direktiflere uygunluğunu ve münasip uygunluk değerlendirme prosedürlerini gerçekleştirmeyi temin etmek zorundadır. 

 

Bir ürün piyasaya sürülmeden önce hizmete sunulabilir(üreticinin kendi kullanımı için ürettiği ürünler). Böyle bir durumda ürünü hizmete sunan kişi üreticinin sorumluluklarını yüklenmiş kabul edilir. Buna göre, ürünü hizmete sunan kişi ürünün direktif hükümleri ile uyumlu olmasını ve münasip uygunluk değerlendirme prosedürlerinin gerçekleştirilmesini temin etmek zorundadır. 
 

Yeni yaklaşım direktifleri Topluluk içindeki bir üreticinin varlığını gerektirmez. Bu yüzden, bir üreticinin direktiflerden kaynaklanan sorumlulukları Topluluk dışında veya bir Üye Devlette bulunup bulunmamasına bakılmaksızın aynıdır.

 

Ürün Sorumluluğu

  • Kişilere ve mallara zarar veren, Topluluk içinde üretilmiş veya ithal edilmiş herhangi bir ürün ürün sorumluluğu direktifinin kapsamına girer. Bu yüzden, bu direktif Yeni Yaklaşım direktiflerinin kapsamına giren ürünlere de uygulanır.
  • Ürün sorumluluğu direktifi Topluluktaki üretici ve ithalatçılar için sıkı bir sorumluluk rejimi getirmektedir.  

Ürün sorumluluğu direktifi nihai ürünün bileşenleri ve hammaddelerinin yanısıra bütün taşınırları ve elektriği de kapsamına almaktadır. Hizmetler şu anda kapsam dışında bulunmaktadır. İkinci olarak, Direktif sadece normal olarak bir kişinin bekleyeceği emniyet gereklerini sağlamayan hatalı ürünlere uygulanır. Bir ürünün amaçlandığı kullanım için uygun olmaması yeterli değildir. Sadece eğer bir ürün emniyetten yoksunsa Direktifler uygulanır. Sonradan daha iyi bir ürünün yapılması eski modelleri kusurlu duruma düşürmez. 

 

Zararları tazmin sorumluluğu üreticiye düşmektedir. Üretici, ya bitmiş bir ürünün veya tamamlanmış ürünün bir bileşeninin imalatçısı, herhangi bir hammaddenin üreticisi veya kendisini üretici olarak takdim eden(örneğin; bir ticari marka koyarak) kişidir. Ürünleri üçüncü ülkelerden Topluluk pazarına getiren ithalatçılar Ürün Sorumluluğu Direktifine göre hep üretici olarak kabul edilirler. Eğer üretici belirlenemezse ürünün her türlü tedarikçisi zarar gören kişiyi, üreticinin veya ürünü kendisine sağlayanın kimliği konusunda makul bir süre zarfında bilgilendirmemesi durumunda, sorumlu duruma düşecektir. Aynı zarardan dolayı birden fazla kişinin sorumlu olması durumunda hepsinin ortaklaşa ve bireysel sorumlulukları söz konusu olacaktır.

 

Hatalı ürünün kişiler bakımından(ölüm, yaralanma) ve özel mülkiyetleri(özel kullanım için mallar) bakımından yol açtığı zararları üretici tazmin etmelidir. Ancak, Direktif tek bir vaka bakımından 500 ECU nün altındaki herhangi bir zararı kapsamına almamaktadır. Maddi olmayan zararlar (Acı çekme gibi) ulusal mevzuat tarafından düzenlenebilir. Direktif kusurlu ürünün kendi kendini imhası durumunu kapsamamaktadır ve bu yüzden bununla ilgili olarak Ürün Sorumluluğu Direktifinde bir tazmin yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu durum için ulusal hukuk hükümleri saklıdır.


 

Ürün Sorumluluğu Direktifi Üye Devletlere minimum 70 milyon ECU olmak üzere, seri kazalar için bir mali tavan belirleme izni vermektedir. Ancak üyelerin çoğu bu imkanı kullanmamıştır.

 

Üretici ürünün yol açtığı zararlardan otomatik olarak sorumlu değildir. Zarar gören kişi, kusurlu ürünü satın alan veya kullanan kişi olmasına bakılmaksızın, tazminat hakkı iddiasında bulunmalıdır. Kurbana sadece, zarar gördüğünü, ürünün kusurlu olduğunu ve zararın bu üründen kaynaklandığını kanıtladığında ödeme yapılır. Zarar gören kişi bu zarara katkıda bulunursa üreticinin sorumluluğu azalabilir veya hatta reddedilebilir. Ancak, Ürün Sorumluluğu Direktifi üreticinin kusursuz sorumluluğunu temel aldığından kurban üreticinin ihmalci davrandığını kanıtlamak zorunda değildir. Böylece üretici; uğranılan zarara üçüncü bir tarafın bir hareketi veya ihmalkarlığı katkıda bulunmuş, standartları uygulamış veya ürün test edilmiş, ihmalci davranmadığını kanıtlamış olsa bile sorumluluktan kurtulamayacaktır.

 

Eğer üretici şunları ispatlarsa tazminat ödemekten kurtulacaktır: 

  • Ürünü piyasaya kendisinin sürmediğini( örneğin; ürünün çalınmış olması durumu)

Eğer üretici şunları ispatlarsa tazminat ödemekten kurtulacaktır:

  • piyasaya sürüldüğünde ürünün kusurlu olmadığını ( böylece kusurun sonradan oluşmuş olduğunu kanıtlar)
  • ürünün satılmak amacıyla üretilmediğini
  • kusurun kamu kuruluşları tarafından yayımlanan zorunlu düzenlemelere uygunluktan kaynaklandığını (bu durum ulusal ve Avrupa standartları ile uluslararası standartları dışlamaktadır)
  • ürünün piyasaya sürüldüğü esnadaki bilimsel ve teknik bilgi durumunun kusuru anlamaya yetecek derecede bulunmadığını (gelişmeden kaynaklanan riskler savunması) veya
  • bir taşeron olarak bulunduğu durumlarda, kusurun ya tamamlanmış ürünün tasarımından veya tamamlanmış ürünün üreticisinin kendisine verdiği hatalı talimatlardan kaynaklandığını kanıtlamalıdır.

Üreticinin sorumluluğu, henüz bir karara bağlanmamış, süregelen hukuki bir dava söz konusu olmadıkça, ürün piyasaya sürüldükten on yıl sonra sona erer. Ayrıca, zararın, kusurun ve üreticinin mağdur tarafından tespitini müteakip üç yıl içerisinde mağdurun resmi bir girişimde bulunması gerekmektedir. Zarar gören kişi ile ilgili olarak sorumluluğun kaldırılması konusunda anlaşma yapılamaz.


 

Ürün Sorumluluğu Direktifi, üye devletlerin sorumluluk konusundaki öteki mevzuatı yürürlükten kaldırmasını gerektirmez. Bu bağlamda, Direktifteki rejim, sorumlulukla ilgili daha önceden mevcut olan ulusal kurallara dahil edilir. Hangi esaslar üzerine dava açılacağının tercihi mağdura aittir.

 

Yeni Yaklaşım Direktifleri Kapsamına Giren Ürün Grupları

Her direktif kendi kapsamına giren ürünleri tanımlar. Bu ek söz konusu direktiflerin kapsamına giren ürünlerin ayrıntılı bir listesi değildir ve bazı direktiflerin belli bazı ürünleri, bu ürünler direktifteki ürün tanımı ile uyumlu olduğu halde, kapsam dışında bıraktığı dikkate alınmamıştır.

 

5-CE Uygunluk İşareti (Markalaması) ile ilgili kurallar  

 

CE işareti, ilgili direktifler çerçevesinde tüm zorunlu teknik gereklere uyulduğunu kanıtlayan bir işarettir. CE işareti taşıması gereken bir ürüne CE işareti iliştiren veya iliştirilmesinden sorumlu olan gerçek ya da tüzel kişi, söz konusu ürünün ilgili direktif veya direktiflerde yer alan teknik gereklere uyduğunu ve gerekli uygunluk değerlendirmesi sürecinden geçtiğini beyan etmiş sayılır.

 

Toplam 24 yeni yaklaşım direktifinin 21 adedinin CE işareti öngörmesi ve bu işaretin AB içinde dolaşan AB veya üçüncü ülke menşeli tüm ilgili ürünlerde yer alması zorunluluğu nedeniyle, söz konusu işaret ticari bir amaca ve menşe belirlenmesine hizmet etmemektedir.

 

 CE işareti direktifleri arasında bulunan ve;

 

  • Üye ülkelerde veya üçüncü ülkelerde üretilmiş tüm yeni ürünlerin,
  • Üçüncü ülkelerden ithal edilen kullanılmış veya ikinci el ürünlerin,

Direktiflerin hükümlerine yeni ürünmüş gibi tabi olan, önemli ölçüde değişikliğe uğratılmış ürünlerin, CE işareti taşıması gerekmektedir.


 

Yeni yaklaşım direktiflerinin geçiş dönemlerinde üretici, ya ilgili direktif hükümlerine ya da ulusal mevzuatındaki ilgili yasalara uygun olarak üretimini sürdürebilmektedir. Üretici ürününü piyasaya sürerken hangi mevzuata uyum sağlayarak uygunluk değerlendirmesi sürecini uyguladığını beyan etmekle yükümlüdür.

 

CE işaretini ürüne iliştirmekle ve buna ilişkin gerekli prosedürleri uygulamakla sorumlu olan taraf üreticidir. Üreticinin AB içinde veya bir üçüncü ülkede faaliyet gösteriyor olması bu durumu değiştirmez. Bazı durumlarda üreticinin AB içinde yer alan temsilcisi de sorumluluk alabilir veya ender olarak karşılaşılan bazı hallerde, ürünlerin AB piyasasında dağıtımından sorumlu olan taraf da (ithalatçı) üreticinin sorumluluğunu üstlenmiş sayılabilir.

 

CE işaretinin nihai ürün üzerinde veya veri plakasında yer alması gerekmektedir. Üretim sürecine ait teknik nedenlerle veya ürün CE işaretinin sahip olması gereken minimum boyutları taşımasına imkan vermeyecek ölçüde küçük olduğu için bu mümkün olmuyorsa, CE işareti, ürün paketleniyorsa paket üzerine, veya bu da mümkün değilse ve ilgili direktif ürüne bazı dokümanların eşlik etmesi gerektiğini ifade etmişse, bu dokümanlara iliştirilebilir. Ancak, CE işaretinin söz konusu şekillerde iliştirilme sebebi kesinlikle estetik amaçlar olamaz.

 

CE işaretinin temel işlevi AB üyesi ülke yetkililerine, dağıtıcılara, tüketicilere ve diğer kullanıcılara ürünün ilgili direktif çerçevesinde uyması gereken kuralları karşıladığı bilgisini vermektir. Bu nedenle işaretin, görünür, meşru ve silinmez olması gerekmektedir.

 

CE işaretinin kullanılmaya başlanması ile, bu işaretin zorunlu kullanımı başlamadan önce ulusal mevzuatlar çerçevesinde bir ürünün aynı veya benzer gerekleri yerine getirdiğini belgeleyen diğer işaretlerin kullanımı ortadan kalkmaktadır. Farklı durumları belgeleyen; menşe, ticari marka, kalite vb. işaretler, CE işaretinin görünürlüğünü, meşruiyetini ve silinmezliğini engellemedikleri sürece ürünün üzerinde yer alabilirler.

 

6-CE İşareti Koymak İçin Yapılması Gerekenler  


Öncelikle ürününün CE işareti taşıması gerekip gerekmediğine karar verecek olan firmanın (ürünü ilgili direktifler çerçevesinde yer alıyorsa gerekiyor demektir), daha sonra, ilgili direktifi incelemesi gerekmektedir. CE işaretinin ürüne iliştirilmesine yönelik işlemler direktiflerde belirtilmektedir. Bu konuda iki farklı alternatif bulunmaktadır:

 

Düşük risk grubundaki ürünler; Firmalar, gerekli test laboratuvarlarını kendi bünyelerinde oluşturdukları ve ürünlerinin temel gereklere ve ilgili güvenlik koşularına uyduğunu, yaptıkları testler sonucunda kanıtladıkları takdirde, ürünlerinin ilgili standartlara (ve dolayısıyla direktife) uygun olduğuna karar vererek, ürün üzerine gerekli işareti kendileri iliştirebilirler. Aynı zamanda üreticinin ürüne eşlik edecek bir uygunluk beyanında da bulunması gerekmektedir.

 

Yüksek risk grubundaki ürünler; Normal koşullar altında ihtiyari bir sistem olan akreditasyon, yüksek risk grubundaki ürünler için zorunludur. Söz konusu ürün grubuna bazı tıbbi cihazlar ve bazı makineler girmektedir. Bu durumda ürünün, ilgili akreditasyon kurumunun denetleyerek “onaylanmış kurum” statüsü verdiği ve bu statünün Avrupa Topluluğu Resmi Gazetesi’nde (ATRG) yayınlanarak resmileştiği bir kurum tarafından test edilmesi ve CE işaretinin bu kurumun onayı ile iliştirilmesi gerekmektedir.

 

Bu çerçevede, bir firmanın ürününe CE işareti iliştirebilmesi için gerekli işlemler (Dış Ticaret Müsteşarlığı web sitesinde yer aldığı şekliyle) aşağıda sıralanmaktadır.

 

İlgili direktifin belirlenmesi,
İlgili AB standardının tespiti,


 

Ürünün ihraç edileceği AB üyesinde  uygulanan (eğer hala mevcutsa) ulusal kuralların tespiti,

Ürünün ilgili Yeni Yaklaşım Direktifinde/Direktiflerinde yer alan temel gereklere uygunluğunu tespit etmek için öngörülen uygunluk değerlendirme yönteminin (modülün) tespiti, Ürünün temel gereklere uygunluğunun tespiti için Onaylanmış Kurum’a başvurulması gerekip gerekmediğini belirlenmesi, [her halükarda, uygunluk değerlendirme işlemlerinin tamamlandığından emin olmak açısından, talep edilen tüm test ve uygunluk kriterlerini tamamlamak için bir onaylanmış kurum ile işbirliği içinde çalışılması tavsiye edilmektedir],

 

Teknik Dosyanın (malın tanımı, çizimi, çalışma prosedürleri, temel gerekler, tasarım/deney belgeleri vb.nin yanı sıra ilgili Direktif/Direktiflerde talep edilen diğer rapor ve belgeleri içerir) muhafazası,

 

Uygunluk değerlendirmesi sonrasında Uygunluk Beyanı’nın ve talep edilen destekleyici delillerin hazırlanması,

 

Ürünün üzerine, etiketine, ambalajına veya beraberindeki belgeye CE işaretinin doğru olarak iliştirilmesi.

 

7-Ce Markasının Ürün Üzerine Basılması Talimatı  


1.CE markasında oranlar aşağıdaki gibi olmalıdır. Eğer işaret büyültülür veya küçültülür ise, yukarıdaki çizim içinde gösterilen oranlar değişmemelidir. 


 

2.CE işareti harfleri, aynı tarz ve dikey boyutlarda olmalıdır. Dikey boyut, 5 milimetreden küçük olamaz. Bu minimal boyut, küçük boyutlu cihazlar için zorunlu değildir.

 

3.CE işaretinin iliştirilmesinde, Kanun ve "CE" Uygunluk İşaretinin İliştirilmesine ve Kullanılmasına Dair Yönetmelik hükümleri uygulanır.

 

8-CE İşareti Denetim ve Belgelendirilmesi 


AB, CE işaretinin yasal ve kurallara uygun olarak iliştirildiğini denetlemektedir. Üye ülkelerin bu amaca hizmet eden “piyasa denetleme kurumları” oluşturmaları gerekmektedir. Onaylanmış kurumların aynı zamanda piyasa denetleme kurumu olarak da hizmet vermesi mümkün değildir.(olası çıkar çatışmalarını engellemek için).


Benzer denetleme işlemi üçüncü ülke menşeli ürünler için de yapılmaktadır. İthal ürünlerdeki piyasa denetlemesi büyük ölçüde gümrük yetkililerinin katılımını gerektirmektedir.


Gümrük yetkilileri;


Ürünlerin sağlık ve güvenlik üzerinde ciddi ve ani bir tehlike oluşturabilecek özellikleri olduğunu;


Ürünlerin ürün güvenliği ile ilgili doküman ve işaretlerinin eksik olduğunu;


tespit ettikleri takdirde, ürünlere el koyabilir ve dağıtımını engelleyebilir.

 

Bu durumda da AB içi ticarette olduğu gibi CE işareti kullanımı ile ilgili olarak, usul ve esasa yönelik uyumsuzluklar söz konusudur. Usule aykırı bir durum olduğu takdirde, piyasa denetleme kurumları uyarılır ve onlardan talimat beklenir ve bu süre zarfında tehlikeli bir durum arz etmiyorsa ürün dağıtımı engellenmez. Esasa aykırı bir durum söz konusu olduğu takdirde, bildirim ve el koyma eş zamanlı olarak gerçekleşebilir. Sonradan tespit halinde ise ürünün piyasadan çekilmesi ve zarar gören tarafların tazmini söz konusudur.

CE Uygunluk İşaretinin Yararları Nelerdir?

Avrupa pazarında, CE Uygunluk İşareti ürün için bir çeşit ticari pasaporttur ve ürünlerin 18 Avrupa ülkesi arasında serbestçe dolaşmasını sağlar. Tüm Avrupa Ekonomik Alanı için, ürünlerin uyması gereken tek bir mevzuat ve temel gerekler mevcuttur. Bu alan içinde ulusal yasalar geçerliliğini yitirmiştir ve tek mevzuat altında toplanmıştır. Bu nedenle ürünler farklı ulusal düzenlemelere uymak zorunda değildir. Ülkelerin farklı mevzuatları ve aranan farklı şartları üreticiye ek bir maliyet getirmekteydi. Yeni Yaklaşım Direktifleri ya da CE direktiflerinin yardımıyla ulusal yasaların ve direktiflerin uyumlaşması ve teknik standartların karşılıklı olarak tanınması sağlanmaktadır, böylece üretici farklı pazarlar için ürünlerini şekillendirmek zorunda kalmamaktadır. Bu da üretici maliyetlerini düşürmektedir.

 

Uyumlaştırma işlemleri sırasında direktifler yardımıyla tüm ürünlerin güvenlik seviyeleridüzenlenmiştir. Geçerli olan ana koşullara uyum, ürünün kullanıcı açısından daha güvenli olmasını, hasar ve sorumluluk davalarının da azalmasını sağlamıştır.

CE Uygunluk İşareti (Markalama) Adımları

 

  • Mevcut Kalite Sisteminin İncelenmesi ve denetlenmesi
  • Kalite sistemindeki uygulama eksikliklerinin giderilmesi
  • Kalite yönetim sistemine ait dokümanların Tercüme edilmesi
  • Teknik Dosyanın hazırlanması
  • Ürün Tip onayı için ürün (asansör,tıbbi cihaz, basınçlı kab, ..vb hazırlanması
  • Harmonize standartla ilgili personele bilgi verilmesi
  • Kuruluş imalat yerinin İş Sağlığı ve güvenliği açısından incelenmesi ve eksikliklerin tespit edilerek, giderilmesi
  • Kuruluşun CE ‘ye göre altyapı ve Çalışma ortamının incelenmesi ve eksikliklerin tespit edilerek, giderilmesi
  • Ürünün harmonize standarda (TS-EN ..... uygunluğunun denetlenmesi, Üründe kullanılan emniyet parçalarının CE İşaretlerinin ve Tedarikçilerinin incelenmesi
  • Harmonize Standarda (TS-EN .........)göre tüm ürün testlerinin yapılması(yaptırılması) ve kayıtlarının tutulması
  • Risk Analizlerinin yapılması
  • Belirlenen Risklerin giderilmesi için gerekli Düzeltici Faaliyetlerin planlanması
  • Ürün tasarımlarına ait çizimlerin hazırlanması
  • Kontrol ve test raporlarının hazırlanması (Girdi, Proses ve Son Ürün Kontrol)
  • Kullanım Kılavuzunun hazırlanması
  • Yurtdışından Notified Body ile yazışmalar yapılması ve uygun olan Notified Body seçilmesi
  • Notified Body’e Başvuru Evraklarının Hazırlanması

 

 

 

HELAL BELGESİ

Helal Gıda kavramı, uluslararası The Codex Alimentarius Komisyonu dokümanlarında “İslami kurallar doğrultusunda izin verilen gıda” anlamında yer almakta ve “İslami kurallara göre yasak olan herhangi bir unsuru içermeyen, bu unsurlardan arındırılmış yerlerde veya cihazlarda hazırlanan-işlenen-taşınan ve depolanan, bu durumların dışında üretilen herhangi bir gıda ile hazırlama-işleme-taşıma ve depolama aşamasında direkt temasta olmayan ürün olarak” tanımlanmaktadır.

Helal sertifikalama, muteber, ehil ve tarafsız bir kurumun, söz konusu üretimi denetlemesini, helal standartlarla uygunluk içerisinde üretimin yapıldığını teyit etmesini ve buna bağlı olarak, onaylanmış bir belge vermesini kapsayan bir yöntemdir. Gıdalarda helal olma şartı ile birlikte, sağlığa uygunluk ve safiyet de olması gereken şartlardır. Ayrıca helal sertifikalama ülke yönetiminin kontrol birimlerine gıda emniyeti konusunda destek hizmeti de sağlar.

HELAL Sertifika Nedir?

Helal sertifikalanma, muteber, ehil ve tarafsız bir kurumun, söz konusu üretimi denetlemesini, helal standartlarla uygunluk içerisinde üretimin yapıldığını teyit etmesini ve buna bağlı olarak, onaylanmış bir belge vermesini kapsayan bir yöntemdir. Gıdalarda helal olma şartı ile birlikte, sağlığa uygunluk ve safiyet de olması gereken şartlardır. Ayrıca Helal Sertifikalama. Ülke yönetiminin kontrol birimlerine gıda emniyeti konusunda destek hizmeti de sağlar.

Helal sertifikalama, Müslüman tüketici için, kabul edilebilir gıdanın ve tüketilebilir ürünün üretilmesi için gereklidir. Bu husus dünyadaki 1,5 milyar Müslüman’ı ve de helal ürün yemeği tercih eden diğer milyonlarca insanı kapsamaktadır.

Bilindiği gibi başta A.B.D. ve İsrail olmak üzere dünyanın birçok ülkesine gıda maddelerinin ihracatı aşamasında Yahudi cemaatinin Kosher belgesi zorunluluk olmaktadır. Ancak Müslümanların azınlıkta kaldığı ülkelerde inanışlara uygun ürünlere ulaşmak zor olmaktadır. Bunun temini için yapılan kontrol ve incelemelerin sonucu uygunluk beyanına ilişkin olarak, dünya üzerinde yaygın olarak HELAL Sertifikası düzenlemesi yönetimi uygulanmaktadır. Bugün Almanya, A.B.D., Fransa, Avustralya ve Müslüman yoğunluklu ülkeler başta olmak üzere ithal edilen gıda ürünlerinde HELAL Sertifikası aranmaktadır.

 

HELAL Sertifikalanmış ürünler için pazar durumu

Helal sertifikalanmış ürünler için Pazar çok büyüktür. Dünyadaki 1,5 milyar Müslüman’ı, milyonlarca Helal sertifikalanmış ürün tercih eden insanları kapsamaktadır.10 milyon Amerika’da, 25 milyon Avrupa’da, 300 milyon Afrika’da, 850 milyon Asya’da, 250 milyon Ortadoğu’da yaşamaktadır. Kaynaklar, Helal ürün pazarının yıllık talebinin 200 milyar ABD Doları civarında olduğunu belirtmektedir.

 ISO 22000 veya HACCP Sertifikalarının, HELAL Sertifikası ile bağlantısı

·         ISO 22000 veya HACCP,  sınaî gıda ürünleri için önemli bir gıda güvenliği yönetim sistemidir. Helal kavramı ile kısmen uyumlu olabilir. ISO 22000 veya HACCP uygulaması, üreticinin güvenli ürün üretme hususunda istekli olduğunu gösterir.

·         Helal sertifikalama kurumu, Helal sertifikalama programını uyguladığı zaman. ISO 22000 veya HACCP şartları ile özellikli helal olma şartlarını bir arada gerçekleştirmiş olmaktadır.

·         ISO 22000 veya HACCP, yalnız başına bir ürünü, helal yapmaz. Fakat helal bir ürün ISO 22000 veya HACCP’ siz yapılabilir.

 

HELAL Sertifika Faydaları

Helal Sertifikalama,

- Ürünleri, katkı maddelerini, hazırlama ve işleme yöntemlerini, temizlik ve sağlık şartlarını, katı güvenlik kuralları içinde denetleyen tarafsız bir bilirkişi hizmeti sunar,

- HACCP, ISO ve diğer kalite ve güvenlik standartlarına uygun ve yeni teknolojilere, yeni katkı maddelerine adaptasyonu seri bir şekilde takip edebilen, helal bilginin eğitimini almış kilit personel tarafından denetimi gerçekleştirir,

- Ürünün ve üreticinin Küresel İslam içinde tanınmasını ve tanıtılmasını sağlar.

- Çeşitli ülkelerde açılan fuarlarda katılımına destek verir.

 

HELAL Sertifika Aşamaları

Ürünün ham maddeden başlayarak mamul madde aşamasına kadar bütün proseslerinin, ürün bileşiminde bulunan bütün maddelerin ve katkı maddelerinin gerek menşei, gerek temin biçimi ve yolları, gerekse temin kaynağı bakımından İslami kriterlere ve insani gereklere uygun olması,   


- Ürünün paketleme malzemelerinin ve depolama şartlarının insani gereklere ve İslami kriterlere uygun olması,

- İyi üretim uygulamaları(GMP), iyi hijyen uygulamaları(GHP) ve Haccp şartlarını sağlamalıdır.

- Gerek ürünün üretim aşamalarında, gerek ürün bileşiminde yer alan bütün unsurlarda, gerekse ürün bileşimindeki her bir unsurun üründe bir araya gelmesiyle oluşabilecek etkilerinde İslami kriterlere, insani gereklere, sağlık ve temizlik şartlarına, beslenme bakımından gerekliliğe uygun vasıfları taşıması Helal belgesinin tüm dünyada geçerli olması için çok önemlidir.

Malın Sınıflandırılması

Helal sertifika için mallar şu şekilde sınıflandırılır:

  • 1. kategori : Gıda maddesi olmayanlar
  • 2. kategori : Hayvani katkıları içermeyen gıda maddeleri
  • 3. kategori : Et mamulleri (Kanatlı hayvanlar dâhil)
  • 4. kategori : Balıklar
  •  

HELAL ürünlerin üreticisi olarak ürünlerimi nasıl sertifikalandırabilirim?

Prosedürler farklı olmakla birlikte genellikle başvuru formu ve üretim sırasında yapılacak denetimleri içerir. Başvurular değerlendirilir ve inceleme sonucunda uygun görülen ürünlere HALAL SERTİFİKASI verilir. Sertifikasyon ücretlidir ve belli bir dönemi kapsar. Süresi dolduğunda güncelleme yapılması gereklidir.

 

HELAL Sertifikası alınamayacak olan durumlar nelerdir ?

 

1.      Başvuru sahibi firma hem HELAL hem de HELAL olmayan ürün üretiyorsa,

2.      Başvuru sahibi firmanın ürün/ürünleri HELAL değil ise,

3.      Doğal malzemeler herhangi bir işlemeden geçmeden ürün üretiliyorsa,

4.      Firmanın ürünü TIBBİ İLAÇ kapsamında ise,

5.      Firmanın ürünü saç boyası vb ise,

6.      Firmanın ürünü / ürünlerinin işlenme aşaması yurtdışında yapılarak gelmiş ürünler ise,

7.      Ürünlere verilen isimler bir takım kelime oyunları içeriyorsa,

8.      Ürün kimyevi gübre ve hayvan yiyeceği ise başvurunuz reddedilir.

 

HARAM olan ürünler:

·       Domuz, domuz eti ve domuz ürünleri,

·       İslami usule göre kesilmemiş hayvanlar,

·       Kesilmeden önce ölmüş hayvanlar,

·       ALLAH (C.C.)’ dan başkası adına kesilmiş hayvanlar,

·       Alkol ve tüm sarhoşluk veren maddeler,

·       Kan ve kandan yapılmış ürünler,

·       Yukarıda belirtilen ürünlerden herhangi biri ile karıştırılmış gıdalar.

 

 

Gost-R Ukr-Sepro

Rusya Federasyonu sınırları dahilinde Toptan ve Perakende satışı yapılan her mal için bu gerekli olan belgedir.. 1 Ekim 2000 yılı itibariyle zorunlu kılınan bu belge 2004 yılı Kasım ayında Gümrüklerin Bavul ticareti ve kargo ticaretine kapanması sebebiyle firmalara bir kez daha gerekliliği hatırlatılmaktadır. Rusya Federasyonunun standardı olan bu belge içeriği bakımından ISO, TSE ve CE gibi normlara eşdeğer bir belgedir. Gost-R belgesi gümrüklerde gümrük belgelerinin arasında istenmesinin dışında iç piyasada mağazalarda da yapılan denetimlerde istenmektedir.  Rusya, ya yapılan ticaretin ve mal satışının yasal ve güvenli yolu ürettiğiniz mallara sertifika almaktır. Ülkede 1997 yılında yaşanan kriz sebebiyle ihraç ve ithal edilen tüm ürünlerde kalite konusu daha çok önem kazanmıştır.

Gost-R Nedir?

1-GOST- R Sertifikaları Hangi Bölgelerde Geçerlidir?  

2-GTİP Numarası ne demektir?
3-GOST- R Sertifikasının Kullanıldığı Alanlar
4-GOST- R  Başvurusu İçin Gerekli Belgeler
5-GOST- R  Başvuru Formu 

Rusya Federasyonu sınırları dahilinde Toptan ve Perakende satışı yapılan her mal için bu gerekli olan belgedir.. 1 Ekim 2000 yılı itibariyle zorunlu kılınan bu belge 2004 yılı Kasım ayında Gümrüklerin Bavul ticareti ve kargo ticaretine kapanması sebebiyle firmalara bir kez daha gerekliliği hatırlatılmaktadır. Rusya Federasyonunun standardı olan bu belge içeriği bakımından ISO, TSE ve CE gibi normlara eşdeğer bir belgedir. Gost-R belgesi gümrüklerde gümrük belgelerinin arasında istenmesinin dışında iç piyasada mağazalarda da yapılan denetimlerde istenmektedir.  Rusya, ya yapılan ticaretin ve mal satışının yasal ve güvenli yolu ürettiğiniz mallara sertifika almaktır. Ülkede 1997 yılında yaşanan kriz sebebiyle ihraç ve ithal edilen tüm ürünlerde kalite konusu daha çok önem kazanmıştır.

 

Ürün ve hizmetlerin kalite belgelendirilmesi bazı ürün ve hizmetlere zorunlu, bazı ürün ve hizmetlere istek üzerine yapılmaktadır. G2ost R sertifikasının zorunlu alınması gereken ürün ve hizmetlere sarı renkte sertifika, istek üzerine alınması gereken ürün ve hizmetler için ise mavi renkte sertifika verilmektedir. Rusya devlet standartlarının 30 Temmuz 2002 yılında No:64 “Kalite belgelendirilmesi zorunlu olan ürün ve hizmetler kanununa” istinaden ürün ve hizmetlere sarı renkte Gost R sertifikası alınması zorunludur. Gost R sertifikası, ürünlerin Rusya Devleti tarafından akredite  edilmiş laboratuarlarda test edilerek ve test protokolüne istinaden devlet tarafından akredite edilmiş sertifika merkezleri tarafından verilmektedir. Eğer ürün ve hizmetlerin GOST-R uygunluk belgelendirilmesinden hariç Yangın ve Hijyen belgelendirilmesi zorunlu ise, Rusya MÇS Bakanlığı 08 Temmuz 2002y. No:320 “Yangın belgelendirilmesi için zorunlu olan ürünler” ve Rusya Devleti Hijyen standartları 15 Ağustos 2002y. No:325 “Hijyen belgelendirilmesi için zorunlu olan ürünler”kanunlarına istinaden önce Hijyen ve Yangın belgeleri alındıktan sonra GOST-R kalite belgesi verilmektedir.

 

1-GOST- R Sertifikaları Hangi Bölgelerde Geçerlidir? 

GOST-R Belgesinin Resmi olarak geçerli olduğu ülkeler: Rusya Federasyonu

GOST- R sertifikasının etkili olduğu ülkeler: Beyaz Rusya ( Belarusya ), Özbekistan, Moldova, Azerbaycan, Kazakistan, Ermenistan, Tacikistan, Kırgızistan, Türkmenistan

 

2-GTİP Numarası ne demektir? 

 “Gümrük Tarife İstatistik Pozisyonu” Türk Gümrük Tarife Cetveli’nde kullanılan 12 basamaklı bir koddur. Bu kodun ilk 6 rakamı Dünya Gümrük Örgütü’ne üye tüm ülkelerce kullanılan Armonize Sistem (Harmonized System-HS) Nomanklatürü kodunu, 7–8 inci rakamlar Avrupa Birliği ülkeleri tarafından kullanılan Kombine Nomanklatür (Combined Nomenclature-CN) kodunu, 9–10 uncu rakamlar farklı vergi uygulamalarımız nedeniyle açılan pozisyonları gösteren kodları, 11–12 inci rakamlar ise istatistik kodlarını göstermek için kullanılmaktadır.

  

3-GOST- R Sertifikasının Kullanıldığı Alanlar  

Rusya Gümrükleri ( Zorunlu )

Perakende Mağazaları ( Perakende satılan ürünler için )

İnşaatlarda ( İnşaat Kontrolleri isteği doğrultusunda iskan ruhsatı alabilmek)

Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane gibi yerler ( çalıştırma izni almak için )

Üretim tesislerinde ve fabrikalarda ( Çalışma izni ve üretim izni almak için )

 

4-GOST-R Başvurusu İçin Gerekli Belgeler  

  1. Ticaret odası kaydı (faaliyet belgesi.)
  2. Yetkili kişilerin imza sirküleri
  3. Marka tescil belgeleriniz.
  4. Mevcut olan sertifikalar var ise fotokopileri. (TSE-ISO-CE- UKRSEPRO vs..)
  5. Talep etmiş olduğunuz ürünler için daha önce yapılan test raporları.
  6. Her Ürün için teknik bilgi.
  7. Ürünlerin Kullanma talimatı ve etiket bilgileri.
  8. Fabrikada kullanılan makine sayısı, seri numaraları ve üretici adı
  9. Fabrikanın üretim şeması ( hammadde girişinden başlayarak)
  10. Ürünlerin GTİP numaraları, varsa model-kod bilgileri.
  11. Sertifikada yer almasını istediğiniz unvan ve adres bilgisi.
  12. Sertifika alınacak ürünlerinizi gösteren katalog
  13. Her Üründen 3 adet numune.
  14. Vekaletname

GOST- R Sertifikası Neden Gereklidir?

1 Ekim 2000 tarihinde GTK ( Rusya Gümrük İdaresi ) Tebliğince ülkeye ihraç edilen her türlü mal  geçişinde bu belge zorunluluğu getirilmiştir. Rusya standartlarına uygun olduğu bu belge ile kanıtlanmış olan mallar gümrüklerden daha kolay geçmekte, iç piyasada daha düzeyli mağaza ve marketlerde, satış olanağı sunmaktadır.

 

GOST-R Sertifikaları Hangi Bölgelerde Geçerlidir?

GOST Belgesinin Resmi olarak geçerli olduğu ülkeler: Rusya Federasyonu

Gost R sertifikasının etkili olduğu ülkeler: Beyaz Rusya ( Belarusya ), Özbekistan, Moldova, Azerbaycan, Kazakistan, Ermenistan, Tacikistan, Kırgızistan, Türkmenistan

 

GOST- R Sertifika Türleri

GOST-R Almak için ne yapmak gerekir?

Gost-R Sertifikası: Ürünlerin ve hizmetlerin kalite ve güvenliğini GOST-R standartlarına uygun olduğunu tasdik eden bir belgedir. Bu belge aynı anda Kalite sertifikası, Güvenlik sertifikası, Gümrük sertifikası diye adlandırılmaktadır. Ürün ve hizmetlerin kalite belgelendirilmesi bazı ürün ve hizmetlere zorunlu, bazı ürün ve hizmetlere istek üzerine yapılmaktadır. Sertifikanın zorunlu alınması gereken ürün ve hizmetlere sarı renkte sertifika,istek üzerine alınması gereken ürün ve hizmetler için ise mavi renkte sertifika verilmektedir.Rusya devlet standartlarının 30 temmuz 2002 y. No:64“Kalite belgelendirilmesi zorunlu olan ürün ve hizmetler kanununa” istinaden ürün ve hizmetlere sarı renkte sertifika alınması zorunludur.Sertifika,ürün ve hizmetlerin Rusya Devleti tarafından akredite edilmiş laboratuarlarda test edilerek ve test protokolüne istinaden devlet tarafından akredite edilmiş sertifika merkezleri tarafından verilmektedir.Eğer ürün ve hizmetlerin GOST-R uygunluk belgelendirilmesinden hariç Yangın ve Hijyen belgelendirilmesi zorunlu ise,Rusya MÇS Bakanlığı 08Temmuz 2002y. No:320 “Yangın belgelendirilmesi için zorunlu olan ürünler” ve Rusya Devleti Hijyen standartları 15 Ağustos 2002y. No:325 “Hijyen belgelendirilmesi için zorunlu olan ürünler” kanunlarına istinaden önce Hijyen ve Yangın belgeleri alındıktan sonra GOST-R kalite belgesi verilmektedir.

 

Goststroy Sertifikası: Goststroy belgesi inşaatta kullanılan ürünlere verilmektedir. Bu belge Rusya Devlet GOST-R,SNİP, PB normlarına uygun olduğunu tasdikleyen belgedir. Bu belge Rusya inşaat bakanlığı tarafından GOST-R belgelendirme sistemi kurallarına göre verilmektedir. Bu yüzden GOSTSTROY sertifikasında iki kuruluşunda ismi geçmektedir

 

Hijyen Belgesi: Ürünlerin Rusya Devleti Hijyen normlarına uygun olduğunu tasdikleyen belgedir.Hijyen belgesi Rusya devleti “SAN EPİD NADZOR ,TSGSEN” kuruluşu tarafından yapılan test ve sonuçlarına göre verilen belgedir.Hijyen belgesi Sağlık Bakanlığının 15 Ağustos 2001y No:325 “Hijyen belgesi zorunlu olan ürünler ”kanununa istinaden alınmaktadır.Hijyen belgesi insanla dolaylı veya dolaysız temasa geçen ve insan sağlığına zarar verebilecek ürünlerin hepsine zorunludur.

 

Red Mektubu: Bu belge Rusya Devleti tarafından akredite edilmiş sertifika merkezleri tarafından verilmektedir. Genelde red mektubu kalite belgelendirilmeye zorunlu olmayan ürünler için verilmektedir
 

Red Mektubunun iki türü vardır:

 

  • Red Mektubu –ürünlerin satışı için
  • Red Mektubu –ürünleri gümrükten geçirmek için

Gümrük için verilen Red Mektubu sadece “VNİİS” tarafından verilmektedir.

 

Yangın Sertifikası: Ürünlerin Rusya Devleti yangına dayanıklılık normlarına uygunluk belgesi olan Yangın Sertifikası Rusya iç işleri bakanlığına bağlı olan MÇS kuruluşu tarafından verilmektedir. Yangın Sertifikası MÇS kuruluşu 08 Ağustos 2002 “Yangın Sertifikasına zorunlu olan ürünler” kanununa istinaden verilmektedir.

 

Rostehnadzor(Gostgortehnadzor) Lisansı: Tehlikeli ürün ve maddelerin üretimi ve kullanımı için verilen bir belgedir.

 

GOST-R Almak için ne yapmak gerekir?

Bizi Aramanız Yeterli Olacaktır.


Tarafınıza gönderilen başvuru formu Türkiye de ve Rusya da gerekli incelemelerden geçmekte ve bu bilgiler doğrultusunda firmalara fiyat teklifi sunulacaktır. Taraflar arası anlaşma sağlanınca sözleşme bilgilerinize ve onayınıza sunulacaktır. Başvuru için gerekli belgelerin temin edilmesi ve Avansın ödenmesini takip eden 10 – 15 gün içinde Moskova’dan akredite edilmiş kuruluşlardan yetkili Rus uzmanlar tarafından üretim yerinde incelemeler yapılacaktır. Bu işlem 2 gün içinde sonuçlandırılmaktadır. Rusya dan gelen uzmanların konaklama, uçak biletleri , günlük masrafları tarafımızdan karşılanmaktadır. Bu işlemler 25 – 30 iş günü içerisinde sonuçlandırılmaktadır.

 

 

UKRAYNA KALİTE SERTİFİKASI (UkrSEPRO)

 

Ukrayna'da halen geçerli olan Kalite Belgesidir.Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, Ukrayna mevcut GOST sistemini baz alarak  kendi Kalite Standartlarını Rusya'dan ayrı olarak geliştirmiştir. Ukrayna Kalite Sertifikası ( UkrSEPRO ),  GOST'a sistem olarak benzer özellikler göstermesine rağmen uygulamada ve mevzuat yönüyle farklılıklar göstermektedir.

Ukrayna Ukrsepro Kalite Sertifikası Nedir?

Ukrayna'da halen geçerli olan Kalite Belgesidir.Sovyetler Birliği'nin dağılmasından sonra, Ukrayna mevcut GOST sistemini baz alarak  kendi Kalite Standartlarını Rusya'dan ayrı olarak geliştirmiştir. Ukrayna Kalite Sertifikası ( UkrSEPRO ), GOST'a sistem olarak benzer özellikler göstermesine rağmen uygulamada ve mevzuat yönüyle farklılıklar göstermektedir. GOST'a göre

- Süre Farklılıkları

 

Sertifika gerektiren ürünlerde farklılıklar vardır. Bizde nasıl TSE ve ISO 9000 şu anda tüm firmalar için gerekli ve rekabet açısından yerine getirilmesi gereken bir görev durumundaysa, Ukrayna'da üretim yapan veya Ukrayna'ya ihracat yapan herhangi bir üreticinin de yerine getirmesi gereken bir zorunluluktur.


UkrSEPRO Belgesi sadece sisteme değil, firmanın ürünlerine yönelik bir belgedir. Diğer bir deyişle, bu belgenin alınması için ürünlerin incelenmesi gerekir. Bu inceleme yetkili Test Merkezlerinde yapılırsa geçerli olmaktadır.

Ukrayna Ukrsepro Sertifikası Neden Gereklidir?

Her ülke kendi gümrüklerine gelen ürünlerin kalitesini sorgulamaktadır. Bu paralelde Ukrayna da benzer tavrı göstermekte,  ithal ürünlerden sertifika istemektedir. Bu ülkeye sıkça sevkiyat yapan firmalar bu belgeye gümrükte ihtiyaç duymaktadır.

Öte yandan, iç piyasada prestij sağlama yönüyle bu belge gereklidir. Bugün için TSE ve ISO 9000 Serisi Kalite Güvence Belgeleri bizim için nasıl bir anlam taşıyorsa, o ülke için kendi sertifikası da aynı prestij ve güvenilirlik anlamını taşımaktadır.

Ukrayna Ukrsepro Sertifikaları Hangi Bölgelerde Geçerlidir? 

UKRAYNA, RUSYA FEDERASYONU, BEYAZ RUSYA ( BELARUSYA ), ÖZBEKİSTAN, MOLDOVA, AZERBAYCAN, KAZAKİSTAN, ERMENİSTAN, TACİKİSTAN, KIRGIZİSTAN, TÜRKMENİSTAN

 

Ukrayna Ukrsepro Sertifikasının Kullanıldığı Alanlar 

 

  • Ukrayna Gümrükleri ( Zorunlu )
  • Perakende Mağazaları ( Perakende satılan ürünler için )
  • İnşaatlarda ( İnşaat Kontrolleri isteği doğrultusunda iskan ruhsatı alabilmek)
  • Endüstriyel Mutfak, Çamaşırhane gibi yerler ( çalıştırma izni almak için )
  • Üretim tesislerinde ve fabrikalarda ( Çalışma izni ve üretim izni almak için )

Ukrayna Ukrsepro Sertifika Türleri

Ukrayna Ukrsepro Sertifikası Başvurusu İçin Gerekli Belgeler

 

UkrSEPRO çeşitlemesi daha çok hangi süre için verildiği ile alakalıdır:
Bir yıl için verilen UkrSEPRO: Firma ürünleri incelenmeden, yalnız teknik dokümantasyon incelemesiyle verilir. Bu belgenin alınabilmesi için firmanın ISO 9000 Kalite Güvence Sistemine sahip olması gerekmektedir. Ürünlerin Ukrayna normlarına uygunluğu kontrol edilir

 İki yıl için verilen UkrSEPRO: Üretim yerinde yapılan inceme ve bunun sonucu düzenlenen tutanak ile belli ürünler için verilen sertifika tipidir. Bunu alacak olan firmalarda ISO 9000 serisine sahip olma şartı aranmamaktadır. Birçok durumda bu sertifika tercih edilmektedir. Ürünlerin Ukrayna normlarına uygunluğu kontrol edilir.

Beş yıl için verilen UkrSEPRO: Firmanın sistemi üzerinde ve üretim yerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen tutanak ile belli ürünler için verilen sertifika tipidir. Bu belgenin alınabilmesi için firmanın ISO 9000 Kalite Güvence Sistemine sahip olması gerekmektedir. Ürünlerin Ukrayna normlarına uygunluğu kontrol edilir.


 

Ukrayna Ukrsepro Sertifikası Başvurusu İçin Gerekli Belgeler  

1.       Ticaret odası kaydı (faaliyet belgesi.)

2.       Yetkili kişilerin imza sirküleri

3.       Marka tescil belgeleriniz.

4.       Mevcut olan sertifikalar var ise fotokopileri. (TSE-ISO-CE- UKRSEPRO vs..)

5.       Talep etmiş olduğunuz ürünler için daha önce yapılan test raporları.

6.       Her Ürün için teknik bilgi.

7.       Ürünlerin Kullanma talimatı ve etiket bilgileri.

8.       Fabrikada kullanılan makine sayısı, seri numaraları ve üretici adı

9.       Fabrikanın üretim şeması ( hammadde girişinden başlayarak)

10.   Ürünlerin GTİP numaraları, varsa model-kod bilgileri.

11.   Sertifikada yer almasını istediğiniz unvan ve adres bilgisi.

12.   Sertifika alınacak ürünlerinizi gösteren katalog

13.   Her Üründen 3 adet numune.

14.   Vekaletname
 

 

EĞİTİM

ACAR KALİTE EĞİTİMLERİMİZ

Acar Kalite -101 5-S “Aslan Yattığı Yerden Belli Olur.” 
Acar Kalite -102 6 Sigma 
Acar Kalite -103 Kaızen 
Acar Kalite -104 Süreç Yönetimi 
Acar Kalite -105 Yalın Yönetimi

Acar Kalite -141 ISO 14001:2004 Çevre Yönetim Sistemi Temel Eğitimi 
Acar Kalite -142 ISO 14001:2004 İç Tetkikçi Eğitimi 
Acar Kalite -143 ISO 1400:2004 Çevre Yönetim Sistemi Irca Onaylı Baş Denetçi Eğitimi

Acar Kalite -144 At ık Yönetimi Eğitimi 
Acar Kalite -145 Çevre Mevzuatı Eğitimi 
Acar Kalite -146 Çevre Risk Eğitimi

Acar Kalite -161 ISO Ts/16949:2002 Otomotiv ve Yan Sanayi K.Y.S Temel E ğitimi 
Acar Kalite -162 ISO Ts/16949:2002 Oto. ve Yan Sn. K.Y.S İç Denetçi Eğitimi 
Acar Kalite -163 ISO Ts/16949:2002 Oto. ve Yan Sn. K.Y.S Irca Onayl ı Baş Denetçi Eğitimi

Acar Kalite -164 İstatistiksel Process Kontrol (Spc) 
Acar Kalite -165 Ölçüm Sistemleri Analizi (Msa) 
Acar Kalite -166 Hata T ürleri Ve Etkileri Analizi (Fmea)

Acar Kalite -167 Otomotiv Proje Y ön. Ürün Kalite Plan. ve Onaylama Süreci (ApQpppap)

Acar Kalite -181 OHSAS 18001:2007 İş Sağlığı ve G.Y.S Temel Eğitimi 
Acar Kalite -182 OHSAS 18001:2007 İş Sağlığı ve G.Y.S İç Denetçi Eğitimi 
Acar Kalite -183 OHSAS 18001:2007 İş Sağlığı ve G.Y.S Irca Onaylı Baş Denetçi Eğitimi 
Acar Kalite -184 İş Sağlığı Ve Güvenliği Mevzuatı Eğitimi

Acar Kalite -221 ISO 22000:2005 G ıda G.Y.S Temel Eğitimi 
Acar Kalite -222 ISO 22000:2005 G ıda G.Y.S İç Denetçi Eğitimi 
Acar Kalite -223 ISO 22000:2005 G ıda G.Y.S Irca Onaylı Baş Denetçi Eğitimi

Acar Kalite -901 ISO 9001:2008 K.Y.S Temel E ğitimi
Acar Kalite -902 ISO 9001:2008 K.Y.S İç Denetçi Eğitimi 

 

TEDARİKÇİ YÖNETİMİ

Tedarikçi denetimi ile sağlanmak istenen nedir ?

Firmaların tedarikçi sayısı veya şube sayısı arttıkça kalite yönetim sistemleri ve firma prensipleri ile ilgili denetimi zayıflamakta ve standart bir kaliteyi sağlamamaktadır. 

Tedarikçi denetimleri  Kalite Yönetim Sistemine uygun olarak üretim ve/veya hizmet olarak alınan tüm malzeme ve hizmetleri sağlayan tedarikçilerinin bağımsız ve dış gözlemci olarak sayısal ve objektif kriterlere bağlı olarak denetlenmesidir. 

 


Private Label olarak bilinen Tedarikçi denetimleri tedarikçinin;

*Kalite Yönetim Sistemi gereklerinin firma içinde uygunluğunu, yaygınlığını ve sürekliliğini

*Firma ile tedarikçi arasındaki mevcut ya da potansiyel hataların raporlanması

*Hataların giderilmesi amacı ile aksiyonların oluşturulması kapsar

KOSGEB DANIŞMANLIK

KOSGEB; küçük ve orta ölçekli sanayi işletmelerinin teknolojik yeniliklere süratle uyumlarını sağlamak, rekabet güçlerini yükseltmek ve ekonomiye katkılarını ve etkinliklerini artırmak amacıyla T.C. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Küçük ve Orta Ölçekli İşletmeleri Geliştirme ve Destekleme İdaresi Başkanlığı (KOSGEB) adı altında 1990 tarihinde kurulmuştur.

 

KOSGEB ekonomik kalkınma ve istihdam sorunlarının çözümünün temel faktörü olan girişimciliğin yaygınlaştırılması ve başarılı işletmelerin kurulmasını sağlamak amacıyla girişimci adaylarına çeşitli destekler sağlamaktadır.

Bu desteklerin amacı girişimci adaylarının işletmelerini kurarken yaşadıkları mali sıkıntılara çözüm getirebilmektir. Özellikle KOSGEB GENEL DESTEK PROGRAMI yalnızca küçük ve orta ölçekli işletmelerin yararlanabileceği 13 farklı destek kaleminden oluşmaktadır. 

KOSGEB Kimlere Destek Sağlar

 

  • Yeni bir iş kurmak isteyen
  • İşini geliştirmek isteyen
  • Yeni makine ve teçhizat almak isteyen
  • Personel istihdam etmek isteyen
  • Faizsiz ve cazip ödeme avantajlarıyla kredi kullanmak isteyen
  • Yurt içi ve yurt dışı fuarlara katılmak isteyen
  • Firmasının tanıtımını yapmak isteyen
  • Ürettiği ürünü ya da hizmeti tescil ettirmek isteyen
  • Faaliyetlerinde uzman bir danışmanlık desteği almak isteyen
  • Ürün tasarımı yapmak isteyen
  • Personeline eğitim vermek isteyen
  • Bir web sayfasıyla daha profesyonel bir tanıtım faaliyeti sürdürmek isteyen
  • Firma tanıtım katalogları bastırmak isteyen
  • Ar-Ge ve inovasyon projelerini hayata geçirmek isteyen

Meslektaşlarıyla ortak bir çatı altında toplanıp güç birliği yapmak isteyen küçük ve orta ölçekli işletmeler.

KOBİ Destek Programları

A. KOBİ PROJE DESTEK PROGRAMI

B. GENEL DESTEK PROGRAMI

C. TEMATİK PROJE DESTEK PROGRAMI

D. İŞBİRLİĞİ GÜÇBİRLİĞİ DESTEK PROGRAMI

E. AR-GE, İNOVASYON VE ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI

F. GİRİŞİMCİLİK DESTEK PROGRAMI

G.GELİŞEN İŞLETMELER PİYASASI KOBİ DESTEK PROGRAMI

A.KOBİ PROJE DESTEK PROGRAMI


PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ


İşletmelere özgü sorunların işletmeler tarafından projelendirildiği ve projelendirilen maliyetlerin desteklenebildiği bir programa ihtiyaç duyulması,

• KOBİ’lerde proje kültürü ve bilincinin oluşturulması, 
• İşletmelerin proje yapabilme kapasitelerinin geliştirilmesi, 
• Esnek destekleme sistemine ihtiyaç duyulması.

PROGRAM VE PROJE LİMİTLERİ


• Program Süresi 3 yıl
• Proje Süresi 6-24 ay(+12ay)
• Destek Üst Limiti 150.000 TL
• Destek Oranı 1.ve 2. Bölge için %50
• 3.ve 4. Bölge için %60

DESTEKLENECEK PROJE KONULARI


• İşletmelerin; üretim, yönetim-organizasyon, pazarlama, dış ticaret, insan kaynakları, mali işler ve finans, bilgi yönetimi ve bunlarla ilişkili alanlarda sunacakları projeler desteklenir.

DESTEKLENECEK PROJE GİDERLERİ

• Arsa, bina, inşaat, tadilat, tefrişat ve benzeri, taşıt aracı, vergi, resim ve harçlar, sosyal güvenlik primleri, haberleşme giderleri, proje ile ilgili olmayan personel giderleri, enerji ve su giderleri, kira giderleri, finansman giderleri, proje ile ilişkilendirilmemiş diğer maliyetler dışında bulunan ve Kurul tarafından uygun bulunan giderler destek kapsamındadır. 

• Proje ile ilişkilendirilmiş makine-teçhizat, hammadde ve malzemeye ilişkin KOSGEB desteği, Kurul tarafından karar verilen toplam KOSGEB destek tutarının % 10’unu aşamaz. 

B.GENEL DESTEK PROGRAMI


PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

• Proje hazırlama kapasitesi düşük KOBİ’ler ile KOSGEB hedef kitlesine yeni dahil olmuş sektörlerdeki KOBİ’lerin de mevcut KOSGEB desteklerinden faydalanması, 
• KOBİ’lerin kaliteli ve verimli mal/hizmet üretmelerinin sağlanması, 
• Mevcut KOSGEB desteklerinin revize edilerek daha fazla KOBİ’nin bu desteklerden yaygın şekilde faydalanması, 
• KOBİ’lerin rekabet güçlerini ve düzeylerini yükseltmek amacıyla genel işletme geliştirme faaliyetlerinin teşvik edilmesi, 
• KOBİ’lerin yurt içi ve yurt dışı pazar paylarını artırmak amacıyla tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinin geliştirilmesi.

PROGRAM DESTEK ÜST LİMİT VE ORANLARI

Genel Destek Programları ve Destek Üst Limitleri (TL)

1- 
Yurtiçi Fuar Desteği - 30.000

2- Yurtdışı İş Gezisi Desteği- 10.000

3- Tanıtım Desteği - 15.000

4- Eşleştirme Desteği - 15.000

5- Nitelikli Eleman İstihdam Desteği - 20.000

6- Danışmanlık Desteği - 15.000

7- Eğitim Desteği - 10.000

8- Enerji Verimliliği Desteği - 30.000

9- Tasarım Desteği - 15.000

10- Sınai Mülkiyet Hakları Desteği - 20.000
11- Belgelendirme Desteği - 10.000

12- Test, Analiz ve Kalibrasyon Desteği - 20.000
13- Bağımsız Denetim Desteği - 10.000 

Destek oranı 

1. ve 2. bölgelerde % 50
3. ve 4. bölgelerde % 60

C.TEMATİK PROJE DESTEK PROGRAMI


PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

• KOBİ’lerin kendi işletmelerini geliştirmeleri ve Meslek Kuruluşları tarafından küçük ve orta ölçekli işletmelerin geliştirilmesi amacıyla daha fazla proje hazırlamalarının teşvik edilmesi, 
• Makro strateji dokümanlarında işaret edilen öncelikler dikkate alınarak belirlenen tematik alanlarda bölgesel ve sektörel ihtiyaçların karşılanması, 
• KOBİ’lerin uluslararası mevzuat ve önceliklere uyumunun sağlanması,

TEMATİK PROJE DESTEK PROGRAMI DESTEK UNSURLARI

Çağrı Esaslı Tematik Program


Başvuru Yapabilecekler - KOBİ'ler ve Meslek Kuruluşları
Program Süresi -       -

Proje Süresi - Proje Teklif Çağrısında belirlenir.
Destek Oranı- 1. ve 2. bölgelerde %50 - 3. ve 4. bölgelerde %60

Destek Ödemesi - Geri ödemeli ve geri ödemesiz seçenekleri ile
Destek Üst Limiti - Proje teklif çağrısında belirlenir.

Meslek Kuruluşu Proje Destek Programı

Başvuru Yapabilecekler - Meslek Kuruluşları
Program Süresi - 3 Yıl
Proje Süresi - 24 AY (+12 ay )
Destek Oranı - 1. ve 2. bölgese % 50 - 3. ve 4. bölgede % 60
Destek Ödemesi - Geri ödemesiz
Destek Üst Limiti - 150.000 TL

Çağrı Esaslı Tematik Program Desteklenecek Proje Giderleri

• Personel ücretleri ve seyahat giderleri, 
• Makine-ekipman, yazılım ve donanım alımı veya kiralanması giderleri (azami %25), 
• Sarf malzemesi giderleri, 
• Hizmet alım giderleri, 
• Genel idari giderler (azami %10).


Meslek Kuruluşu Proje Destek Programı Desteklenecek Proje Giderleri

• Kurul tarafından uygun bulunan ve aşağıda belirtilenler dışında kalan giderler destek kapsamındadır;
• Bina inşaat yapımı, tadilatı, gayrimenkul alımı, makine-teçhizat, tefrişat, taşıt aracı, vergi, resim ve harçlar, sosyal güvenlik primlerinin işveren payı, haberleşme giderleri, finansman giderleri, proje ile ilgili olmayan personel giderleri, enerji, su, kira giderleri, proje ortaklarından alınan danışmanlık ve hizmet alımı giderleri ve proje ile ilişkilendirilmemiş maliyetler

D.İŞBİRLİĞİ GÜÇBİRLİĞİ DESTEK PROGRAMI

 

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

• KOBİ’lerin işbirliği-güçbirliği anlayışında bir araya gelerek “Ortak Sorunlara Ortak Çözümler” üretilmesi, 
• KOBİ’lerin tedarik, pazarlama, düşük kapasite kullanımı, rekabet gücü zayıflığı, finansman başta olmak üzere tek başlarına çözümünde zorlandıkları birçok soruna çözüm bulunması, 
• KOBİ’lerin bir araya gelerek kapasite ve rekabet gücü yüksek işletmelere dönüşmesi, 
• Ölçek ekonomisinden yararlanılarak kaynak tasarrufu sağlanması, 
• KOBİ’ler arasında ortaklık ve işbirliği kültürünün geliştirilmesi.

İŞBİRLİĞİ - GÜÇBİRLİĞİ ORTAKLIK MODELLERİ

• Proje ortağı işletmelerin mevcudiyetlerini koruyarak kurulacak olan işletici kuruluşa ortak olmaları, 
• Proje ortağı işletmelerin bir kısmının ya da tamamının kendilerini feshederek kurulacak işletici kuruluşa ortak olmaları, 
• Proje ortağı işletmelerin bir kısmının kendilerini feshederek ortaklardan birinin bünyesinde birleşmesi,
Her bir ortaklık modelinde en az 5 işletmenin bir araya gelmesi şartı aranır.

 DESTEKLENECEK PROJE KONULARI

• Hammadde, ara mamul, mamul, lojistik ve diğer hizmetleri daha hızlı ve ucuz temin edebilmeleri amacıyla ortak tedarik, 
• Müşteri istekleri ve pazarın talebi doğrultusunda ürün ve hizmet geliştirmeleri, ürettikleri ürün ve hizmetleri yeni pazarlara sunmaları amacıyla ortak tasarım, 
• Ürün ve hizmet kalitelerini yükseltmek ulusal ve uluslararası pazar paylarını artırmak, marka imajı oluşturmak, uluslar arası pazarın ihtiyaçlarına cevap vermeleri amacıyla ortak pazarlama, 
• Ürün ve hizmet standartlarını geliştirmeleri amacıyla ortak laboratuar, 
• Üretim ve hizmet kapasitelerini, çeşitlerini, verimliliğini ve kalitelerini artırmak amacıyla ortak imalat ve hizmet sunumu konularında sunacakları projeler desteklenir.

PROGRAM VE PROJE LİMİTLERİ

Program Süresi 3 yıl
Proje Süresi 6-24 ay (+ 12 ay)
Destek Üst Limiti 250.000 TL (Geri Ödemesiz),   500.000 TL (Geri Ödemeli)
Destek Oranı 1. ve 2. Bölge için %50
3. ve 4. Bölge için %60
Üst Limit : 250000 TL
Desteklenen Şehir/Şehirler :  
Özel Durumlar : -
Ön Koşullar : -
Ödeme Şekli : Geri Ödemesiz


E.AR-GE, İNOVASYON VE ENDÜSTRİYEL UYGULAMA DESTEK PROGRAMI

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

• Bilim ve teknolojiye dayalı yeni fikir ve buluşlara sahip KOBİ ve girişimcilerin geliştirilmesi,
• Teknolojik fikirlere sahip tekno-girişimcilerin desteklenmesi, 
• KOBİ’lerde Ar-Ge bilincinin yaygınlaştırılması ve Ar-Ge kapasitesinin artırılması, 
• Mevcut Ar-Ge desteklerinin geliştirilmesi, 
• İnovatif faaliyetlerin desteklenmesi, 
• Ar-Ge ve İnovasyon proje sonuçlarının ticarileştirilmesi ve endüstriyel uygulamasına yönelik destek mekanizmalarına ihtiyaç duyulması.


PROJE SÜRESİ

• Ar-Ge ve İnovasyon Programı için en az 12 (on iki), en çok 24 (yirmi dört) ay, 
• Endüstriyel Uygulama Programı için en çok 18 (on sekiz) ay, 
• Her iki program için de Kurul kararı ile 12 (on iki) aya kadar ek süre verilebilir

Uygulama Destek Programı


İşlik Desteği - İşliklerden bedel alınmaz.
Kira Desteği Üst Limiti 12.000 TL,  Destek Oranı % 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Hammadde, Yazılım ve Hizmet Alımı Giderleri Desteği Üst Limiti 100.000 TL, Destek Oranı % 75

 Makine-Teçhizat, Donanım, Hammadde, Yazılım ve Hizmet Alımı Giderleri Desteği (Geri Ödemeli) Üst Limiti 200.000 TL, Destek Oranı %75
Personel Gideri Desteği - Destek Üst Limiti 100.000 TL,  Destek Oranı %75
Başlangıç Sermayesi Desteği - Üst Limit 20.000 TL - Destek Oranı % 100
Proje Danışmanlık Desteği - Üst Lİmit 25.000 Destek Oranı % 75
Eğitim Desteği - Üst Limit 5.000 TL, Destek Oranı % 75
Sınai ve Fikri Mülkiyet Hakları Desteği - Üst Limit  25.000 TL, Destek Oranı % 75
Proje Tanıtım Desteği - Üst Limit 5.000 TL, Destek Oranı %75
Fuar, Kongre, Konferans, Teknolojik İşbirliği Desteği - Üst Lİmit 15.000 TL, Destek Oranı%75
Test, Analiz, Kalibrasyon Desteği - Üst Limit 25.000 TL, Destek Oranı %75

Endüstriyel Uygulama Programı
Kira Desteği - Üst Limit 18.000 TL, Destek Oranı %75
Personel Gideri Desteği - Üst Limit 100.000 TL, Destek Oranı % 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, 
Yazılım ve Tasarım Gid. Desteği - Üst Limit 150.000 TL, Destek Oranı % 75
Makine-Teçhizat, Donanım, Sarf Malzemesi, 
Yazılım ve Tasarım Giderleri Desteği (Geri Ödemeli) Üst Limit 200.000 TL, Destek Oranı % 75

F.GİRİŞİMCİLİK DESTEK PROGRAMI

PROGRAMIN AMACI VE GEREKÇESİ

• Ekonomik kalkınma ve istihdam sorunlarının çözümünün temel faktörü olan girişimciliğin desteklenmesi ve yaygınlaştırılması, 
• Başarılı ve sürdürülebilir işletmelerin kurulması, 
• Girişimcilik kültürünün yaygınlaştırılması, 
• İş Geliştirme Merkezlerinin kurulması ile girişimciliğin geliştirilmesi, 
• İstihdamın artırılması, 
• Yerel dinamiklere dayalı girişimciliğin desteklenmesi.


Girişimcilik Destek Programı 3 alt programdan oluşur:

• Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi 
• Yeni Girişimci Desteği 
• İş Geliştirme Merkezi (İŞGEM) Desteği

Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi
• Minimum 60 saatlik eğitim ve atölye çalışmasından oluşan eğitim programını kapsar (girişimcilik özelliklerinin sınanması, iş fikri egzersizleri yapılması ve iş planı hazırlanması) 
• Uygulamalı Girişimcilik Eğitimleri KOSGEB veya diğer kurum ve kuruluşlar (üniversite, İŞKUR, meslek kuruluşu, belediye v.b. tarafından düzenlenebilir, 
• Eğitimler, genel ve özel hedef grupları (gençler, kadınlar, dezavantajlı gruplar) için düzenlenir, 
• Eğitimlere katılanlardan ücret alınmaz.


Yeni Girişimci Desteği

Bu destekten;
• Uygulamalı girişimcilik eğitimini tamamlayarak işini kuran girişimciler ve 
• İŞGEM girişimcileri faydalanabilir.

İşletme Kuruluş Desteği - Geri ödemesiz Üst Limit 5.000 TL 
1.ve 2. bölgelerde % 60 ( Kadın ve özürlü girşimci için %70)
3. ve 4. bölgelerde % 70 (Kadın ve özürlü girişimci için % 80)
Kuruluş Dönemi Makine, Teçhizat ve Ofis Donanım Desteği 
Geri ödemesiz-Üst Limit 10.000 TL 
1. ve 2. bölgelerde % 60  (Kadın ve özürlü girşimci için %70)
3. ve 4. bölgelerde % 70 (Kadın ve özürlü girişimci için % 80)
İşletme Giderleri Desteği
Geri ödemesiz - Üst Limit 12.000 TL, 
1. ve 2. bölgelerde % 60 (Kadın ve özürlü girşimci için %70)
3. ve 4. bölgelerde % 70 (Kadın ve özürlü girişimci için % 80)
Sabit Yatırım Desteği
1. ve 2. bölgelerde % 60 (Kadın ve özürlü girşimci için %70)
3. ve 4. bölgelerde % 70 (Kadın ve özürlü girişimci için % 80)

İş Geliştirme Merkezi Desteği

• İş Geliştirme Merkezleri, bünyesinde barındırdığı işletmelere, işletme geliştirme danışmanlığı, uygun koşullarda iş yeri mekânı, ortak ofis ekipmanı, ofis hizmetleri gibi hizmetler sunarak işletmelerin en kırılgan oldukları ilk yıllarını sağlıklı bir şekilde aşmalarını ve büyümelerini sağlamak amacıyla kurulan ve işletilen merkezlerdir. 

• İşletme Geliştirme Merkezlerinin kuruluş başvurusu; belediyeler, üniversiteler, özel idareler, kalkınma birlikleri, meslek         kuruluşları ve kar amacı gözetmeyen kooperatifler tarafından münferiden veya birlikte yapılabilir.

İŞ GELİŞTİRME MERKEZİ DESTEĞİ DESTEK UNSURLARI

İŞGEM Kuruluş Desteği 
(18 ay ) -Geri ödemesiz -Toplamda 750.000 TL 
( Bina Tadilatı 600.000 TL-Mobilya Donanım 125.000 TL, İŞGEM Yönetim 25.000 TL )

İŞGEM İşletme Desteği (36 ay ) - Geri ödemesiz - Toplamda 100.000 TL
( Personel 30.000 TL, Eğitim Danışmanlık 50.000 TL, Küçük Tadilat 20.000 TL )

Destek Oranı

1. ve 2. bölgelerde % 60

3. ve 4. bölgelerde % 70 

G.GELİŞEN İŞLETMELER PİYASASI KOBİ DESTEK PROGRAMI

PROGRAMIN AMACI


Gelişen İşletmeler Piyasası KOBİ Destek Programı” ile gelişme ve büyüme potansiyeline sahip küçük ve orta ölçekli işletmelerin;

•  İstanbul Menkul Kıymetler Borsası (İMKB) Gelişen İşletmeler Piyasası’nda işlem görmesinin sağlanması,
•  Sermaye piyasalarından fon temin edilmesine imkan sağlanması


PROGRAMIN KAPSAMI


Program kapsamında, KOBİ’lerin paylarının Gelişen İşletmeler Piyasası’nda işlem görmek üzere halka açılma sürecinde;
•  Piyasa danışmanı danışmanlık hizmet bedeli,
•  Bağımsız denetim hizmeti bedeli,
•  Sermaye Piyasası Kurulu (SPK) kurul kaydına alma ücreti,
•  İMKB Gelişen İşletmeler Piyasası Listesine kabul ücreti,
•  Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK) masrafı,
•  Aracı kuruluşa ödenecek aracılık komisyonu,
KOSGEB tarafından geri ödemesiz destek olarak söz konusu maliyetler KOSGEB tarafından karşılanacaktır.

PROGRAMIN UNSURLARI, ORANI VE ÜST LİMİTİ

Program kapsamında sağlanan desteğin toplam üst limiti 100.000 (Yüzbin) TL olup, destek unsurlarının üst limit ve oranları aşağıda verilmiştir.

Piyasa danışmanı danışmanlık hizmet bedeli (azami 2 yıl) - Üst Limit - 60.000 TL- % 75
Bağımsız denetim hizmet bedeli - Üst Limit - 20.000 TL - %75
SPK Kurul kaydına alma ücreti - Üst Lİmit - 10.000 TL - % 100
İMKB Gelişen İşletmeler Piyasası Listesine kabul ücreti - Üst Limit - 10.000 TL - % 100
Merkezi kayıt kuruluşu masrafı - Üst Limit - 10.000 TL - % 100
Aracaı kuruluşa ödenecek aracılık komisyonu - 10.000 -% 75

 

MSDS

Güvenlik Bilgi Formları ürün hakkında son kullanıcılarına ve son kullanıcıya ulaşana kadar ki sevk ve depolama yapanlara iş sağlığı ve güvenliği, kimyasalların yönetimi ve çevre ile ilgili oldukça önemli bilgiler sağlar. Güvenlik Bilgi Formları (GBF/MSDS) yasal bir sorumluluk olup kimyasal madde üreticileri ve ürün ithalatçıları GBF hazırlamak ve kullanıcılarına sunmak mecburiyetindedirler.

 

GBF’NİN ÖNEMİ NEDİR?

Bu formlarda üreticiler, ithalatçılar veya ürünü dağıtan firmaların ürün hakkında müşterilerine vermesi gereken bilgiler eksiksiz olarak yer almak zorundadır. Dolayısı ile kimyasal ürünlerin genel anlamda bir çeşit kimlik kartı düzenlenmiş olur.

Bu formlarda üreticiler hakkında

-bilgi,

-ürün hakkındaki tehlike bilgileri,

-ürün içeriği, ürüne maruz kalınması halinde alınacak sağlık ve çevre ile ilgili tedbirler,

-taşınması, depolanması ve kullanımı esnasında alınacak tedbirler

-sınıflandırılması, yangın ve kaza halinde neler yapılacağı,

-atık olması durumundaki bertaraf bilgileri, toksikoloji ve ekotoksikoloji bilgileri verilmektedir.

Bu formları okuyan ürün hakkında tam bir bilgiye sahip olur ve nasıl kullanacağını, depolayacağını, taşıyacağını, maruz kalması durumunda neler yapması gerektiğini bilir.

GBF Nasıl Hazırlanır ve GBF Hazırlamada Uzman desteğinin Önemi Nedir?

GBF hazırlatabilmek ürün ile ilgili bilgilere ihtiyacımız olmaktadır.

- Ürünün fiziko kimyasal özellikleri,

- İçeriğindeki hammaddelerin CAS numaraları ve oranları ürünün tehlike sınıflandırmalarının yapılması için gerekli bilgilerdir.

Ürüne ait herhangi bir bilgi olmadan GBF hazırlanması mümkün değildir!!

Verilerin doğrultusunda gerekli bilgiler oluşturulur, sınıflandırmalar tamamlanır ve insan ve çevre üzerindeki maruziyetleri ve alınacak önlemler ile ilgili yorumlar yapılacak hale gelir ve doküman hazırlanır.

Bu dosyanın sonuca ulaşma aşaması önemlidir çünkü GBF hazırlanmasının son aşaması olan yorum kısmında sadece uzman desteği alınabilir.

Programlarla bu desteği almak mümkün değildir. Bilinçli hazırlatıcılar bu detayı ihmal etmezler.

Dolayısı ile programlarla satın alınan aslında sadece veri bankalarıdır ve sürekli güncelleştirilmesi gerekir ki bu da pahalı bir iştir.

Burada üzerinde durulması gereken asıl konu GBF hazırlamanın araştırma, teşhis ve yoruma dayalı uzmanlık gerektiren bir konu olduğunun anlaşılmasıdır.

 

YÖNETİM DANIŞMANLIĞI

Acar Kalite Danışmanlık, Yönetim Danışmanlığı Hizmeti  ile iş süreçlerinizin analizini  yapmakta ve süreç performanslarının artması yönünde çalışmaktadır.


Üretkenlik ve verimlilik kavramları şirketler için her zaman önemli olmuştur, özellikle kriz dönemlerinde önemi daha da iyi anlaşılmaktadır. Verimlilik çalışmalarıyla istenen asıl hedef, değer katmayan süreçleri yalınlaştırmak ve rekabet ortamında avantaj yaratabilmektir. 

Global rekabet ortamında bulunan her şirket bu çalışmalardan doğan yaklaşımları  şirket kültürü haline  getirebilmek  için yoğun çaba harcamaktadır. Bunları uygulamak global rekabet için artık bir farklılık değil, rekabet  edebilmenin ilk şartıdır.


Yalın yaklaşımla beklenen faydalar: 

-Kalite Artışı
  Standardizasyonun sağlanması
  İnsana bağlı değişkenliğin azaltılması 

-Maliyetin Azaltılması
  Sistemin bütününü görme ve kontrol edebilme  

-Verimlilik Artışı
  Sadece katma değer sağlayan aktivitelere odaklanılma 
  Kesintisiz ve hızlı üretim 
  Talebin karşılanması (Müşteri memnuniyeti) 

-Sürekli Öğrenme ve Gelişim Kültürünün Şirkete Yayılması 

-En Önemli Varlık İnsan Kaynağının En İyi Şekilde Kullanılması  
  Çalışan katılımı ve memnuniyeti 
  Performans yönetimi 
  İşlerin dengeli ve düzenli dağılımı

 

Acar Kalite Danışmanlık,  projelerinde  katılımcı yaklaşımı benimser  bu nedenle çalışan katkısı ve eğitimi çok önemlidir. Çalışanlarla birlikte kurulan, sürekli iyileştirme yaklaşımına sahip sistemlerin sürekliliği için çalışanların sisteme sahiplenmesine özen gösterilir.

DİĞER HİZMETLER

·  Devlet Teşvik Danışmanlığı

·  Garanti Belgesi Temini

·  Gıda Sicil ve Gıda Üretim

·  Kapasite Raporu Temini

·  KOSGEB Danışmanlığı

·  TSE Danışmanlığı